Aşk Defteri
Özlem yazıları

Özlem Ayrılık İtiraf

Yine sahildeyim.

genc_asi

· 2 dk okuma

Yine sahildeyim. Biliyorum, artık bu bir alışkanlık oldu bende, kötü bir alışkanlık gibi ama bırakamıyorum işte. Saat geç, deniz sakin, uzakta bir tek ışık var, o da sönüp duruyor. Oturdum yine aynı yere, hani şu taşların üstüne, hani beraber oturduğumuz yere. Hava ılık, dalgaların sesi aynı, her şey aynı ama sen yoksun. Bu kadar basit işte, her şey aynı ama sen yoksun.

Bugün yine telefonu açtım. O mesaj duruyor orada. Taslakta. Kaç kere sildim, kaç kere tekrar yazdım, sayamadım artık ya. Silmek istiyorum bazen, tamam bu kadar diyorum, bırak. Ama parmağım gitmiyor. Sanki o mesajı silersem bir daha hiç söyleyemeyecekmişim gibi geliyor. Oysa hiç söylemeyeceğim, onu da biliyorum. İkisini aynı anda biliyorum işte, olmuyor, aklım almıyor.

Bir gece sana yazmıştım. Uzun uzun yazmıştım, hiç kısa kesmemiştim, hani böyle içimden geldiği gibi. Sonra sildim. Sonra tekrar yazdım, daha kısa bu sefer. Sonra yine sildim. Sabaha kadar sürdü bu, sabah olduğunda hâlâ oradaydım, hâlâ aynı yerde, hâlâ senden bir haber yoktu. O gece çok kızmıştım kendime, hâlâ da kızıyorum bazen. Bir cümle be, sadece bir cümle. Söyleseydim ne olurdu? Hiçbir şey. Ama ben o hiçbir şeyi bile göze alamadım.

Şimdi sen başkasıyla berabersin. Bunu söylerken bile garip oluyorum, tuhaf bir şey bu ya. Kızmıyorum sana, kızamam, kızmak ne haddime. Sonuçta ben söylemedim. Ben sustum. Sen bilmiyorsun bile, belki hiç bilmeyeceksin. Ama bazen öyle oluyor ki, sen gülünce bir yerde, ben de gülüyorum, sonra bir bakıyorum içimde bir yer sızlıyor. Huzurluyum diyorum kendime, kabullendim diyorum, gerçekten de öyleyim galiba. Ama tam da değil işte. Tam değil hiçbir şey.

Annem geçen gün bana bakıp 'sen iyi misin' dedi. İyiyim dedim. İyiyim ya, gerçekten, çok şükür, bir sıkıntım yok. Ama böyle bir şeyi nasıl anlatırsın ki annene? 'Anne ben birine söyleyemedim, şimdi o başkasıyla' mı diyeceksin? Diyemedim, sustum yine. Yine sustum işte, her zamanki gibi. Ben sustukça her şey geçiyor sanki, geçmiyor ama, öyle sanıyorum.

Bazen diyorum ki keşke o gece söyleseydim. Belki her şey değişirdi, belki hiçbir şey değişmezdi ama en azından bilirdim. Şimdi bilmiyorum. Bilmediğim için de bu hikâye hiç bitmiyor, kafamın içinde dönüp duruyor. Senin bilmediğin bir şey var, o da benim suçum. Haksızlık bu, biliyorum, sana bile değil, kendime haksızlık. Ama ne yapayım, korktum işte. Arkadaşlığımızı kaybetmekten korktum. O kadar güzeldi ki o günler, o akşamlar, sahilde oturup hiçbir şey konuşmadan bile vakit geçirmek... hepsini kaybetmekten korktum. Ve sonunda kaybettim galiba, başka bir şekilde, yavaş yavaş.

Şimdi burada oturuyorum yine. Sana bir şey söylemeyeceğim, söyleyemeyeceğim biliyorum. Ama buraya yazınca biraz olsun hafifliyor. O mesaj hâlâ orada duruyor, ben de burada duruyorum. İkimiz de aynı yerdeyiz aslında, o telefonda, ben sahilde. O beklemede, ben de öyle. İkimiz de beklemedeyiz işte, neyi beklediğimizi bilmeden.

Neyse. Sen iyi ol. Ben de iyi olacağım, oluyorum zaten, oluyormuşum gibi yapıyorum. Yarın yine gelirim belki, belki gelmem. Ama şimdi burada, bu taşların üstünde, seni düşünmeden duramıyorum işte. O kadar.

9,1 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

  1. Taslakta duran o mesajı okuyunca içim bir tuhaf oldu, bende de bir cümle vardı ya, yazdım sildim kaç kere, sonra hiç göndermedim işte 🥺 Sustuklarımız bizi bizden çok bekliyor sanki.

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar