Bu saatte yine sen
Yine bu saatte, yine sen. Gündüz bir şekilde idare ediyorum da gece olunca... olmuyor işte. Herkes uyudu, ev sessiz, ben bir tek kendi kafamın içinde gürültü çıkarıyorum. Ve o gürültünün içinde hep aynı ses: sen. Bugün…
Yine bu saatte, yine sen. Gündüz bir şekilde idare ediyorum da gece olunca... olmuyor işte. Herkes uyudu, ev sessiz, ben bir tek kendi kafamın içinde gürültü çıkarıyorum. Ve o gürültünün içinde hep aynı ses: sen. Bugün…
Yine o kutu. Yine aynı parmağım, yine aynı tereddüt. Çıkardım, koydum, kapattım. Sonra açtım, yine taktım. Kaç gecedir aynı şeyi yapıyorum, artık sayısını unuttum. Parmağımda bir iz kaldı sanki, halka gibi değil de bir…
Yine oturdum yatağın kenarına, yüzüğü çıkardım. Avucumda soğuk soğuk duruyor, parmağımdaki o boşluğa bakıyorum ve içimden bir ses "koy şunu kutuya, bitsin artık" diyor. Koydum. Kapadım. İki saniye geçti, geri açtım…
canım, yine o masadayım. gece yarısını geçti, ev sessiz, ben sessiz… yüzük hâlâ duruyor orada, sen bıraktığın gibi. dokunamıyorum. aylar oldu, hâlâ dokunamıyorum 🙈 o akşam “artık yürümez bu” dedin ya… hâlâ o cümlenin…
Az önce yine açtım o albümü. Hani şu köşesi yıpranmış olan. Bilmem kaçıncı kez. Kapatınca bir şey kapanıyor içimde, sonra tekrar açıyorum. Bitmiyor bu. O fotoğraflar bana hiç adil davranmıyor biliyor musun. Hepsi o günü…
Bey… yine uyudun. Horlama sesini dinliyorum şu an, hani şu bazen beni çıldırtan, bazen de iyi ki varsın dedirten sesi. Uyandırmak istemiyorum seni, uyandırırsam ne diyeceğim ki zaten? Sabah yine aynı şeyleri…
Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar