Aşk Defteri
Aşk yazıları

Aşk Özlem İtiraf

Yüzüğü Hâlâ Saklıyorum

ilk_askim

· 2 dk okuma

Az önce yine açtım o albümü. Hani şu köşesi yıpranmış olan. Bilmem kaçıncı kez. Kapatınca bir şey kapanıyor içimde, sonra tekrar açıyorum. Bitmiyor bu.

O fotoğraflar bana hiç adil davranmıyor biliyor musun. Hepsi o günü hatırlatıyor, o masayı, o iki bardak çayı. Kantinin o gürültülü hâli, senin bana doğru eğilip bir şey söyleyişin… Ne demiştin, hatırlamıyorum. Sadece sesin kaldı aklımda. Bir de o vapur bileti, cebimde taşıdığım, kenarı kırışmış. Bazen çıkarıp bakıyorum, elimde tutuyorum, sonra geri koyuyorum. Niye sakladığımı sorma. Belki biliyorum da söylemek istemiyorum.

Bu akşam denize indim yine. Hava öyle sıcaktı ki insanlar hâlâ kıyıda oturuyordu, çocuklar bağırıyordu falan. Ben kendi içimde yürüdüm. Dalgaların sesi bir yerde kesiliyor, yerini o şarkıya bırakıyor. O şarkı… İlk kez birlikte dinlediğimiz. Nerede duysam göğsümün ortasında bir şey sıkışıyor. Kapatıyorum hemen, geçiyorum, ama geçmiyor. Geçmiyor.

Yüzüğü hâlâ saklıyorum. Alınmıştı, kutuda duruyor, takılmadı. Belki bir gün… yok. Yok, öyle bir gün olmayacak. Bunu biliyorum. Ama kutuyu açıp o ince halkaya baktığımda içimden bir ses hâlâ "belki" diyor. Aptalım biliyorum.

Kendime kızıyorum. O kadar kızıyorum ki… sana değil, kendime. Keşke söyleseydim. Keşke o akşam, suskunluk büyümeye başladığında, tutup kolundan "konuşalım" deseydim. DEMEDİM. İkimiz de demedik. Ya işte… ikimiz de sustuk, ikimiz de kaybettik.

Sen bana hiçbir zaman kötü bir şey yapmadın aslında. Kızmak istiyorum sana, kızamıyorum. Kızgınlığım kendime. Bir gecede bitmedi ki bu. Uzun bir sessizlikle büyüdü, her gün biraz daha uzaklaştık, her gün biraz daha sustuk. Ben hâlâ o günleri düşünüyorum. Sen de düşünüyor musun bilmiyorum. Belki hiç aklına gelmiyorumdur. Belki ben burada, bu sıcakta, bu denizin karşısında eski bir fotoğrafa bakarken, sen bambaşka bir hayatın içinde hiçbir şey hatırlamadan yaşıyorsundur. Bu düşünce… işte bu düşünce canımı en çok yakan şey.

Annem geçen gün "artık bırak şu albümü" dedi. Yumuşak söyledi ama ben yine de kırıldım. Kırıldım ama cevap veremedim. Bırakmak… neyi bırakacağım? O fotoğrafı mı, o şarkıyı mı, yoksa o günlerdeki kendimi mi? Hepsini birden bırakmak lazım, beceremiyorum.

Şimdi gece yarısını geçti. Denizin sesi camdan geliyor. Birazdan yine o şarkıyı açacağım, biliyorum. Sonuna kadar dinlemeyeceğim belki, ortasında kapatacağım yine… Ama açacağım. Tıpkı o albümü her seferinde yeniden açtığım gibi.

Sen iyi ol. Gerçekten iyi ol. Ben burada, denize doğru bakarak, seni hâlâ bir yerlerde saklayarak…

8,5 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk sözü sen söyle.

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar