Cebimdeki Mektup
Yine deniz kenarındayım. Hava artık iyice serinledi, oturduğum taş soğuk ama kalkıp gitmek istemiyorum. Cebimde o mektup var yine. Kaç yıl oldu, hâlâ cebimde taşıyorum. Katladığım yerden aşınmış, kenarları yumuşamış…
Yine deniz kenarındayım. Hava artık iyice serinledi, oturduğum taş soğuk ama kalkıp gitmek istemiyorum. Cebimde o mektup var yine. Kaç yıl oldu, hâlâ cebimde taşıyorum. Katladığım yerden aşınmış, kenarları yumuşamış…
Bugün yine o kapının çalınmasını bekledim. Öğleden sonra evdeydim, annem geldi oturdu, çay demledim, sohbet ettik ama aklımın bir köşesinde hep o ses vardı. Kapı çalınsa, açsam ve karşımda seni görsem. Kaç yıl oldu…
Merhaba, nasılsın? Bunu yazmışsın ya. İki kelime. İki kelimeyle ne diyebilirim ki sana? Ya da sen ne diyorsun bana? Yıllar sonra, gece yarısı, ekranımda öylece duran iki kelime. Hiç yürüdüğümüz sokaklar aklıma gelmedi…
Telefonun ışığında hâlâ o fotoğrafa bakıyorum. Hani şu düğünden kalma olan. Arka planda benim yüzümde hiç tanımadığım bir gülüş, senin elinde tuttuğun o bardak, bir de aramızda kalan mesafe. Fotoğrafı her açtığımda önce…
Gece yarısı, mutfakta çay demliyorum. Radyo açık işte, kimse dinlemiyor, kendi kendine çalıyor. Sonra o şarkı başladı. Hani bizim şarkımız. Arabada sonuna kadar açar, camları indirir, bağıra bağıra söylerdik ya. Şimdi…
Hâlâ o fotoğrafa bakıyorum. Hani şu ilk gün çekildiğimiz fotoğraf var ya, aynı sıraya oturduğumuz o gün. Buz gibi bir sınıftı, ben titriyordum, sen geldin oturdun yanıma, hiç tanımadığın biriydim işte ama öyle bir…
Öğleden sonra yine o sessizlik. Sen kanepede uyuyorsun, başın koltuğun kenarına düşmüş, ağzın hafif aralık. Bir ara yüzüne baktım uzun uzun. Yirmi üç yaşındayım ve seni hâlâ o ilk günkü gibi seviyorum. Bunu herkes…
Sen bu akşam erkenden yattın. Grip dediğin şey geçen hafta bitti ama hâlâ yorgunsun, hâlâ o öksürük arada bir gelip seni buluyor. Ben de mutfakta ıhlamur kaynatıyorum yine. Geçen ay da yapmıştım, hatırlıyor musun…
Herkes uyudu, ben yine o fotoğrafa bakıyorum. Sen yanındakiyle gülüyorsun ya... hani o gülüşün vardı, iki dişinin arası hafif açık, ben ilk gün sahilde o gülüşü görünce 'işte bu' demiştim. Bir yıl boyunca her sabah o…
Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar