Aşk Defteri
Özlem yazıları

Özlem Ayrılık

Yine mi sen?

eylul

· 1 dk okuma

Bugün yine o kapının çalınmasını bekledim. Öğleden sonra evdeydim, annem geldi oturdu, çay demledim, sohbet ettik ama aklımın bir köşesinde hep o ses vardı. Kapı çalınsa, açsam ve karşımda seni görsem. Kaç yıl oldu, hâlâ aynı şeyi bekliyorum. Kendime kızıyorum bazen, otuz dört yaşındayım artık, bir kapı sesiyle yerimden fırlamamalıyım diyorum ama olmuyor.

Annem gitti, ben mutfağı topladım, sonra oturdum kaldım. Telefonu elime aldım, bıraktım, tekrar aldım. Sen yazacak mısın diye değil, yazmayacağını bildiğim hâlde baktım. Üçüncüde "artık gelmeyeceğim" demiştin ya, hani o cümleyi kurarken sesin bile titrememişti. Sonra yine geldin. Ben yine affettim. Neden affediyorum biliyor musun, çünkü gitmeyi hiç öğrenemedim. Sen giderken ben hep kalıyorum.

O şarkıyı bugün yine dinledim. Beraber dinlerdik, hani o kış akşamları, üniversitenin son yılı, her şey ne kadar kolaydı. Ayrılık lafı bile geçmezdi aramızda, sanki hiç bitmeyecek gibiydi. Şimdi o şarkıyı tek başıma dinlerken bile seninle dinliyorum. Ve o hediye. Hani sana hiç veremediğim, hep bir köşede duran, paketini bile açamadığım o hediye. Her seferinde diyorum, bu sefer vereceğim, bu sefer söyleyeceğim. Ama yine veremedim.

Seni özledim. Hem de çok. Ama bir yandan da kızgınım sana, kızgınım kendime. Her dönüşünde biraz daha eksildim, biliyor musun? İlk seferde kırılan yerden mi kopuyorum, yoksa her defasında yeni bir yer mi kırılıyor, artık ayırt edemiyorum. Sadece biliyorum ki, ben hâlâ buradayım.

Kapı çalmadı.

8,3 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

  1. O hediye var ya, hani veremediğin... bende de bir fotoğraf karesi öyle duruyor, açıyorum kapatıyorum. İnsan bazı şeyleri vermeden de taşıyor, ya be 🥺

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar