Çayın şekeri
Yine uyuyamadım. Yanımda sen varsın, nefesin düzenli, ben tavana bakıyorum. Bu saatte insanın aklına ne gelirse geliyor işte. Bugün mutfakta seni izledim. Çayı koyuyordun, iki şeker attın, karıştırdın. Kırk saniye falan…
Yine uyuyamadım. Yanımda sen varsın, nefesin düzenli, ben tavana bakıyorum. Bu saatte insanın aklına ne gelirse geliyor işte. Bugün mutfakta seni izledim. Çayı koyuyordun, iki şeker attın, karıştırdın. Kırk saniye falan…
Gece yine o mesajları açtım. Hepsini biliyorum artık, ezberledim. Ama yine okudum. "Bir şey söyleyecektim ama sustum." Kaç kere yazdım bunu sana? Kaç kere sildim, kaç kere geri getirdim? Bilmiyorum. Şimdi düşünüyorum…
ya be, gece yarısını çoktan geçtik, kafe kapandı kapanacak, ben hâlâ aynı köşedeyim. telefonu elime aldım yine, o mesajı açtım. iki kelime. "artık yapamıyorum." iki kelime be. üç yılın karşısına iki kelime… gülüyorum…
Gece yarısını çoktan geçti, sıcak bu saatte bile ensemde duruyor, ben de oturdum eski defteri açtım, arasından o zarfı çıkardım; hani şu köşesi yıpranmış, pulu hafiften solmuş, üstündeki yazıya her baktığımda içimin…
Yine uyuyorsun. Bir süre yanında yatıp nefesini dinledim. Ama içimde bir söz var, söylemeden uyuyamam. Kalktım, yazıyorum. Sabah okursun belki, belki okumazsın. Ben yazmış olayım. Biliyor musun, bazen hâlâ inanamıyorum…
Bugün telefonumu elime aldım, yine o sohbeti açtım. Aylardır silmedim, silemedim. Okuduğum her satırı neredeyse ezbere biliyorum artık. "Günaydın" yazmışsın bir yerde, sabahın altısında. Ben o saatte uyanmazdım bile…
Canım, Bugün pazartesi işte. Öğlen oldu, ben hâlâ mutfaktayım, önümde soğumuş çay. Senin bardağını yine yanıma koydum, hani her zaman yaptığım gibi. Koydum ama yanımda sen yoksun, biliyorum. Alışkanlık be. Yirmi iki…
Bugün balkona çıktım, çayı koydum, karşıdaki damın üstünde bir kedi uyuyor. Öğleden sonra böyle işte, ne sıcak ne serin. Yine o ekran görüntüsü. Açtım, kapattım. Açtım, kapattım. Bir cümle daha yazsam değişir miydi…
Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar