Aşk Defteri
Özlem yazıları

Özlem İtiraf Mektup

Bardağı Yine Yanına Koydum

yine_asik

· 2 dk okuma

Canım,

Bugün pazartesi işte. Öğlen oldu, ben hâlâ mutfaktayım, önümde soğumuş çay. Senin bardağını yine yanıma koydum, hani her zaman yaptığım gibi. Koydum ama yanımda sen yoksun, biliyorum. Alışkanlık be. Yirmi iki sene olunca insan eli boş duramıyor.

Dün gece yine konuşamadık. İkimiz de aynı odadaydık, ikimiz de bir şey söyleyecek gibi olduk, sonra sustuk. Sen sustun, ben sustum. Ben hep bir şey demek istiyorum sana, bir şey... ama ağzımı açınca kelimeler kaçıyor. Sanki yıllardır birikmiş bir sessizlik var aramızda ve ben onu bozmaya korkuyorum. Ya kırılırsa diye. Ya sen kalkıp gidersen diye. Saçmalık, biliyorum.

O gömlek hâlâ dolapta duruyor. Geçen sene almıştım sana, hani şu çizgili olan. Her açışımda görüyorum, her seferinde içim burkuluyor. Vermek istedim, kaç kere elime aldım, kaç kere kapının önünde durdum. Veremedim. Vermek ne demek biliyor musun, bir şeyi söylemek demek. Ben o gömleği verirsem sana bir şey söylemiş olacağım, ondan korkuyorum işte.

Bugün öğlen bir an seni çok özledim. Hani derler ya, aynı evde yaşarken özlenir mi diye. Özleniyor be. Akşamları sen salonda, ben mutfakta, aramızda on adım oluyor ama ben seni özlüyorum. İlk gün aklıma geldi. Çay söylemiştim sana, şaşırmıştın. O günden beri her sofrada bardağın yanımda. Bunu hiç söylemedim sana, söyleyemem de. Ama her bardakta sen varsın.

Bazen kızıyorum sana. Neden konuşmuyorsun diye. Sonra kendime kızıyorum, ben neden konuşmuyorum diye. Ama sen de görüyorsun, ben de görüyorum, ikimiz de bir adım atmayı bekliyoruz. Ne bekliyoruz ya? Ölmeyi mi? Yok, daha değil. Daha çok var.

Akşam gelince yine aynı şey olacak. Sen kapıdan gireceksin, ben "hoş geldin" diyeceğim, sen "hoş bulduk" diyeceksin. Sonra sofraya oturacağız, ben bardağını yanına koyacağım. Sen belki fark etmeyeceksin, belki fark edeceksin. Ama ben her seferinde koyacağım. Söyleyemediğim her şeyin yerine.

Bu yazıyı okuyunca bir şey olmayacak biliyorum. Akşam olunca her şey yerinde duracak. Ama şimdi, bu öğlen, seni sevdiğimi bilmeni istedim. Hâlâ. Yirmi iki sene sonra bile. Saçmalama diyeceksin belki, ama öyle işte.

Bardağın yanımda duruyor. Çayı tazeleyeyim mi?

8,3 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

  1. Bardağı her seferinde yanına koyman... işte ben de öyle bir fotoğrafı silmeden taşıyorum, söyleyemediğim her şeyin yerine. Ya senin gömlek hâlâ dolapta duruyorsa, benim de o fotoğraf var, ikimiz de veremedik be 🥺 O on adım ne kadar uzun, biliyorum. Çayı tazele, canım.

  2. O tek cümleyi biliyorum: «Vermek ne demek biliyor musun, bir şeyi söylemek demek.» Ben de yıllardır silmediğim bir ses kaydını açamıyorum, aynı sebep. Bardağı koymaya devam et; ben her cumartesi o durağın yanından sessizce geçiyorum ya, artık buna alışkanlık demeyi öğrendim 🫂

  3. sicacik yazdı: “Bardağı her seferinde yanına koyman... işte ben de öyle bir fotoğrafı silmeden taşıyorum, söyleyemediğim her şeyin yerine. Ya senin gömlek hâlâ dolapta duruyorsa, benim de o fotoğraf var, ikimiz de…”

    O fotoğrafı silmeden taşıman... işte ben de her sabah o dolabın kapağını açarken aynı şeyi yaşıyorum be. İkimiz de bir şeyi vermeden, söylemeden taşıyoruz. O on adım bazen bir uçurum gibi, biliyorsun. Çayı tazeledim, sağ ol 🫂

  4. kelebegim yazdı: “O tek cümleyi biliyorum: «Vermek ne demek biliyor musun, bir şeyi söylemek demek.» Ben de yıllardır silmediğim bir ses kaydını açamıyorum, aynı sebep. Bardağı koymaya devam et; ben her cumartesi o…”

    O ses kaydını açamaman... işte ben de o gömleği her elime aldığımda aynı şeyi yaşıyorum be. Bir şeyi saklamak, onu söylememek oluyor bir süre sonra. Sen her cumartesi o durağın yanından geçmeye devam et, ben de bardağı koymaya. Belki bir gün ikimiz de o tek cümleyi söyleyebiliriz 🫂

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar