Geçen sene bu gece
Geçen sene bu gece... ya bilmiyorum be, belki de tam bir sene oldu, belki bir gün fazla. Ama ben o geceden beri aynı yerde sayıyorum, sen ise çoktan başka bir yere gittin. Hani şu bizim ilk gün oturduğumuz sıra var ya…
Geçen sene bu gece... ya bilmiyorum be, belki de tam bir sene oldu, belki bir gün fazla. Ama ben o geceden beri aynı yerde sayıyorum, sen ise çoktan başka bir yere gittin. Hani şu bizim ilk gün oturduğumuz sıra var ya…
Öğleden sonra. Evdeyim. Annem mutfakta tencere tıkırdatıyor, bana bir şeyler soruyor, ben yarım kulakla dinliyorum. Sonra telefonum titriyor. Kalbim öyle bir kalkıyor ki... Bakıyorum. Bir bankadan mesaj. Sadece bir…
Ya... bunu bir yere yazmam lazım artık, içimde tutmaktan yoruldum. Üç ay oldu. Üç ay. Bazen dün gibi geliyor, bazen de o otobüs durağı çok uzak bir yerde kalmış gibi. Hani yağmuru beklerken ilk kez konuştuğumuz o durak…
Telefonun ışığında hâlâ o fotoğrafa bakıyorum. Hani şu düğünden kalma olan. Arka planda benim yüzümde hiç tanımadığım bir gülüş, senin elinde tuttuğun o bardak, bir de aramızda kalan mesafe. Fotoğrafı her açtığımda önce…
Pazar gecesi bu. Yarın yine bir hafta başlayacak. Herkes yarını düşünürken ben seni düşünüyorum. Utanmıyorum artık bunu söylemekten. Sevgilim, saat kaç oldu haberin yok. Bende bir uçurum var, her gece biraz daha…
Gece yarısı, mutfakta çay demliyorum. Radyo açık işte, kimse dinlemiyor, kendi kendine çalıyor. Sonra o şarkı başladı. Hani bizim şarkımız. Arabada sonuna kadar açar, camları indirir, bağıra bağıra söylerdik ya. Şimdi…
Gece yarısı oldu yine. Uyudun, nefesin duyuluyor. Ben yanında uyanık yatıyorum ya, işte o düğün gecesi aklımda. Kapının önünde sabaha kadar konuşmuştuk. Dans etmemiştik ama gerek de yoktu. Sen gülünce her şey tamamdı…
Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar