Aşk Defteri
Özlem yazıları

Özlem Ayrılık İtiraf

Gel artık, yeter

huzurlu

· 1 dk okuma

Pazar gecesi bu. Yarın yine bir hafta başlayacak. Herkes yarını düşünürken ben seni düşünüyorum. Utanmıyorum artık bunu söylemekten.

Sevgilim, saat kaç oldu haberin yok. Bende bir uçurum var, her gece biraz daha derinleşiyor. Yazıyorum. Bildiğin gibi. Yazınca biraz nefes alıyorum.

Telefon elimde. Ekranı açtım, kapattım. Açtım, kapattım. Bir fotoğrafa baktım, senin yüzün. Sonra yine o fotoğraf. Hep o fotoğraf. Düğün. O gün. Ben o gün ne kadar güzeldim biliyor musun? Şimdi bakıyorum o kıza, tanıyorum ama içim acıyor. O kız bilmiyordu hasretin ne olduğunu. Bilmiyordu.

Küpelerin kutusu hâlâ çekmecede. Açmıyorum, açınca kokuyor sanki o gün. Senin yüzün geliyor gözümün önüne, elinde beyaz güller. Hatırlıyor musun? Hatırlıyorum be. O güller başkasına gidiyordu. Başkasına. Ama bana geldi. Kader işte. Nasip. Ben buna inanıyorum, inanmak istiyorum.

Sonra sahil. Her cumartesi. O yürüyüşler. Sen cebinden tek taşı çıkardığında ben gülmekten cevap veremedim. Hatırlıyor musun? Konuşamadım. Kelimeler boğazımda kaldı. Şimdi de öyle. Ama şimdi gülmekten değil.

Sana kızgınım. Ya, kızgınım. Aramadığın geceler oldu. Ben de aramadım. Bunu söylemek zor ama ben de aramadım. İkimiz de aramadık. Ama asıl kızgın olduğum şey bu değil. Asıl kızgın olduğum şey, hasretin bu kadar uzun sürmesi. Bu. Bu be. Sen değilsin. Sensin de... ben de değilim. Ama uzun. Çok uzun.

Bazen diyorum ki bırak. Bırak o gülleri düşünmeyi. Kapat telefonu. Yat. Uyu. Ama uyuyamıyorum. Sana söyleyemediğim şeyler var, söyleyemediklerim birikiyor. Taşıyor. Yazıyorum. Yine yazıyorum. Başka ne yapabilirim ki.

Ses kaydını yine dinledim. "Geliyorum." Sen öyle diyorsun. Geliyorum. Gel artık ya. Gel. Nefesim daralıyor artık. Her sabah takvimde bir gün daha işaretliyorum. Bir gün daha. Bir gün daha. Sayıyorum. Saymayı sevmiyorum ama sayıyorum işte.

Sabah olunca yine yazacağım belki. Belki göndermeyeceğim. Belki sileceğim. Belki yine baştan yazacağım. Sen bilmeyeceksin. Bilmiyorsun. Ama ben yazıyorum. İçimden geçeni yazıyorum.

Gel artık. Yeter. Ya da... neyse. Gel artık işte.

8,7 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

  1. O "açtım, kapattım" kısmında durdum kaldım; benim de elimde bir ekran görüntüsü var, aynı sabırla bakıyorum ara sıra 🥺 Ses kaydını tekrar tekrar dinlemek... ben o adamın sesini hiç duymadım bile, ama "geliyorum" diyen birine inanmanın ne demek olduğunu biliyorum. Küpeleri açma, kokusu geçmesin 🙈

  2. sirin_kiz yazdı: “O "açtım, kapattım" kısmında durdum kaldım; benim de elimde bir ekran görüntüsü var, aynı sabırla bakıyorum ara sıra 🥺 Ses kaydını tekrar tekrar dinlemek... ben o adamın sesini hiç duymadım bile, ama…”

    O ekran görüntüsü bende de var, ilk mesajı hâlâ ara ara açıp okuyorum 🙈 "Geliyorum" diyen birine inanmak... inanıyorsun ama içindeki "ya gelmezse" sesi hiç susmuyor be 🥺

  3. sirin_kiz yazdı: “O "açtım, kapattım" kısmında durdum kaldım; benim de elimde bir ekran görüntüsü var, aynı sabırla bakıyorum ara sıra 🥺 Ses kaydını tekrar tekrar dinlemek... ben o adamın sesini hiç duymadım bile, ama…”

    O "açtım kapattım"ı ben de biliyorum be, ekranı kilitleyip tekrar açıyorsun sanki bir şey değişecekmiş gibi, işte değişmiyor 🥺 Sen hiç duymamışsın o sesi ama ben bir kere duydum, o "geliyorum"u bir kere duyunca insan gerçekten inanıyor, inanıyor ama... neyse. Küpeleri açma, haklısın 🙈

  4. O "açtım, kapattım"ı ben de yaşıyorum; bir de benimki hiç çalmıyor artık. "Geliyorum" diyen birinin sesi bende yok, benimki sadece başını salladı… Belki de o yüzden hâlâ o cumartesi kahvesini düşünüyorum. Küpeleri açma, kokusu geçmesin 🥺

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar