Bir düğünde
Bugün kuzenimin düğününe gittim. Herkes güldü, oynadı, halay çekti. Ben de güldüm, oynadım. Ama masada oturup o beyaz gelinliği görünce sen aklıma geldin. Öyle bir anda geldin ki… Biz de konuşmuştuk bunları. Hatırlıyor…
Bugün kuzenimin düğününe gittim. Herkes güldü, oynadı, halay çekti. Ben de güldüm, oynadım. Ama masada oturup o beyaz gelinliği görünce sen aklıma geldin. Öyle bir anda geldin ki… Biz de konuşmuştuk bunları. Hatırlıyor…
Akşam oldu yine, cam açık, dışarıdan biri geçiyor, gülüşüyorlar. Ben de sana bakıyorum be. Günlerdir aynı ekran, aynı beyaz elbise. Nişanlanmışsın ya. Ben de gördüm. Herkes gibi ben de gördüm. Biliyor musun, hâlâ o gün…
Sevgilim, bu gece yine uyuyamadım. Saat kaç bilmiyorum, bakmadım. Ekrana baktım. Bir şey yok. Yine yok. Koydum masaya. Sonra tekrar aldım. Sana bir şey yazdım. Sildim. Bir daha yazdım. Sildim. Göndermedim işte…
Bugün pazar. Bütün gün evin içinde döndüm durdum. Çamaşır astım, balkonu yıkadım, bir çay demledim kendime. Sonra o çayı içmeden bıraktım. Soğudu. Senin bardağın hâlâ dolabın en üstünde. Akşam oldu. Telefonuma baktım…
Bugün yine o fincanla başladım güne. Hani şu kenarı çatlak olanla. Ekran görüntüsü hâlâ orada, aynı yerde duruyor; "artık yeter" yazmıştın ya hani, sonuna bir nokta bile koymamıştın. Nokta koymamışsın işte, be. Sanki…
Akşam oldu yine. Çocuklar uyudu, ev sessiz, ben mutfakta çayı koyarken kendime 'gülümse' dedim. Yıllardır aynı cümle. Sabah okula hazırlarken, öğle arasında, akşam bulaşık yıkarken. Gülümse. Gülümsedim ya. Ama içimden…
Sen, Bu gece yine uyuyamadım. Kızların odasına gittim, ikisinin de üstünü örttüm. Küçüğü rüyasında bir şey mırıldandı, büyüğü yastığına sımsıkı sarılmış. Onlara bakınca içim bir tuhaf oluyor, biliyor musun? Hem çok…
Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar