Bu Gece Uyumadım
Bu gece uyuyamadım. Yanımda uyuyorsun, nefesini duyuyorum. Bazen farkında olmadan sayıyorum, sonra kendime gülüyorum, ne alaka diye. Uyandırmak istemedim seni. Kalktım, mutfağa gittim, çay koydum kendime. Camdan baktım…
Bu gece uyuyamadım. Yanımda uyuyorsun, nefesini duyuyorum. Bazen farkında olmadan sayıyorum, sonra kendime gülüyorum, ne alaka diye. Uyandırmak istemedim seni. Kalktım, mutfağa gittim, çay koydum kendime. Camdan baktım…
Sabah kahvemi aldım, balkona çıktım. Sıcak daha şimdiden bastırdı be. Çocuklar uyuyor, ev sessiz. Böyle anlarda hep sen geliyorsun aklıma, işte. İstemiyorum ama geliyorsun. Dün gece yine eski mesajları okudum. Hani şu…
Karım, yine oturdum şu ekranın karşısına. Yazıyorum, siliyorum, tekrar yazıyorum. Sonunda göndermiyorum işte. Biliyorum, göndersem sesindeki yorgunluğu duyacağım, o da bana kıyamayacak, bir de benim yüzümden üzülecek…
Sabah erkenden uyandım, güneş daha perdeyi aydınlatmamıştı. Elimi telefona attım, hani olur ya bir bildirim vardır diye. Yok. Hep yok zaten. Sonra o kayda gittim, parmağım bekledi bir süre, dokunsam mı dokunmasam mı…
Uyumam gerekiyor ama telefon elden düşmüyor. Ekranda iki kelime duruyor. Sadece iki kelime: "naber, nasılsın?" Bütün gece bunu mu düşünecektim yani.. Şu an sana kızgın mıyım, umutlu muyum, yoksa sadece yorgun muyum…
Bugün öğleden sonra evdeydim, annem dışarı çıktı, bütün ev bana kaldı. Ne yapacağımı bilemedim, dolabın en üst rafına uzandım yine. O kırmızı klasörü indirdim. Biliyorum, açmamalıyım artık, kaç kere kendime söz verdim…
Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar