Gece Yarısı Sana
Karım, yine oturdum şu ekranın karşısına. Yazıyorum, siliyorum, tekrar yazıyorum. Sonunda göndermiyorum işte. Biliyorum, göndersem sesindeki yorgunluğu duyacağım, o da bana kıyamayacak, bir de benim yüzümden üzülecek. Onun için susuyorum. Ama susmak da bir yerde doluyor be.
Bugün yine açtım o fotoğrafı. Hani şu gurbete gitmeden önce çekilen. Mutfaktasın, elinde bir tabak, gülüyorsun. O gün ne pişirmiştin, hatırlıyor musun? Ben ocağın başında sana laf atıyordum, sen de "çekil şuradan" diyordun ama gülüyordun. Şimdi o fotoğrafa bakınca o günün kokusu geliyor burnuma. Silmiyorum, silemiyorum. Silsem bu evde sana bakan bir şey kalmaz, dayanamam.
Hanım… karım, kızıyorum sana bazen. İçimden. "Bir yıl demiştin" diyorum. Bir yıl oldu, bir yıl daha eklendi. Oğlanlar üniversitede, ben burada, sen orada. Ama sonra kendime kızıyorum. Giden sensin, gidip de bu aileyi sırtlanan da sensin. Ne diyeceğim şimdi sana? "Dön" mü diyeceğim? Diyemiyorum işte. Diyorum ya, kızgınım ama minnettarım.
Buraya yazıyorum artık. Sana söyleyemediklerimi bir yere bırakmam lazım. Ev sessiz kalmasın diye belki de. Sesin kulağımda, "iyi geceler" deyişin… Ben buradayım, kapı hep açık. Allah'a emanet ol karım. 🙏
Giriş yap, bu yazıya puan ver.