Aşk Defteri
Özlem yazıları

Özlem Diğer

Kendime yazıyorum bu sefer.

mavisim

· 2 dk okuma

Kendime yazıyorum bu sefer. Sana değil. Sana yazacak sözüm kalmadı zaten, onu da biliyorsun.

İki yıl oldu neredeyse. İki yıl, bir insanın sesini unutmak için az mı çok mu, hâlâ bilmiyorum. Ama bugün fark ettim, artık seni düşünürken içimde bir yanma yok. Sadece bir ağırlık var, yerini bilmediğim bir ağırlık. Öylece duruyor.

Kendime kızgınım aslında. Sana değil. Sana kızmayı çok denedim, olmadı, kızamadım. Ama kendime kızıyorum. Neden hiç "gel" demedin diye. Neden "git peki" dedin de sustun diye. Bir insanın arkasından bir kelime bile söyleyememek nasıl bir şey, biliyorum artık.

Küçükken bir söz vermiştim kendime. Kimsenin ardından bu kadar durmayacağım diye. Kendime verdiğim ilk sözdü belki de. Sonra sen çıktın, o sözü hatırlamadım bile. Şimdi hatırlıyorum işte. Geç oldu ama hatırladım.

Bazı akşamlar oluyor, evde tek başımayım, ne yapacağımı bilmiyorum. Kalkıyorum, çay koyuyorum, içmiyorum. Mutfağın ışığını açıp kapatıyorum. Sonra oturuyorum. Geçiyor. Geçmesi beni şaşırtıyor.

Bunu kimseye söyleyemiyorum. Anneme söylesem üzülür, arkadaşıma söylesem "boş ver" der. Ben de susuyorum. Ama içim dolu. Bir yere boşaltmam lazım, o yüzden buradayım. Kendime anlatıyorum işte.

Seninle geçen üç yıl kötü değildi. Kötü olsaydı bu kadar zor olmazdı. Ama iyiydi, ondan zor. Bir de şu var: ben o üç yılda kendimi hiç bu kadar rahat hissetmemiştim kimsenin yanında. Sonra sen gittin, ben o rahatlığı bir daha bulamadım. Yeni insanlar geldi, hep bir yerde kasıldım. Hep bir yerde sustum ama rahat değil, mecbur.

Kendime kızdığım şu: hâlâ birinin yanında o eski sessizliği arıyorum. Kimse veremiyor. Vermesinler de zaten. Ama ben hep o sessizliği arıyorum.

Bugün aynaya baktım, uzun uzun. Yüzüm değişmiş. Gözlerimin altı biraz çökmüş, gülünce çıkan çizgiler biraz daha yerleşmiş. Bir de bakışım değişmiş sanırım. Eskiden öyle bakmazdım. Şimdi bir şeyi bekler gibi bakıyorum ama neyi beklediğimi ben de bilmiyorum. Sonra yüzümü yıkadım, havluya kapattım yüzümü. Bir süre öyle durdum.

Kendime şunu söylüyorum: bir daha kimsenin ardından böyle durmayacağım. Bir daha "git peki" demeyeceğim. Bir daha susmayacağım rahatsız olduğum yerde.

Söylerim belki. Belki de yine susarım. Ama en azından artık kendime yalan söylemiyorum. Kendime bakınca artık tanıdık geliyor yüzüm. Kırılmış ama duruyor işte.

Akşam oldu. Çay buz gibi. Kalkıp dökeceğim, yenisini koyacağım. Bu sefer içeceğim.

Henüz puanlanmadı

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk sözü sen söyle.

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar