Aşk Defteri
Aşk yazıları

Aşk Özlem Mektup

Yine oturdum telefonun karşısına.

bursali

· 1 dk okuma

Yine oturdum telefonun karşısına. Yazdım sildim, yazdım sildim... kaç oldu bilmiyorum. Ama artık şunu fark ettim, ben sana bir şey yazamıyorum. Çünkü yazarsam bir şeylerin değişeceğini biliyorum ya, işte ondan korkuyorum. Değişmesinden değil, kötüye değişmesinden.

Bugün çantamı karıştırırken o hediye elime geldi yine. Hani şu doğum gününde vermediğim. Hâlâ orada duruyor, hâlâ ambalajında. O gün yanına gelmiştim, yüzün öyle uzaktı ki... sanki orada bile değildim. Sen oradaydın ama yanımda değildin, ben de yanında değildim. Sonra çantamdan çıkardım, baktım, geri koydum. Vermedim. Söyleyemedim. Hâlâ söyleyemiyorum ya. Bazen diyorum ki keşke o gün zorlasaydım, uzatsaydım eline, aç deseydim. Açmazdın belki. Ama ben denemedim bile.

Sana kızgın değilim aslında. Kızmak isterdim, inan kızmak çok daha kolay olurdu. Ama biz kavga bile edemiyoruz artık, sadece susuyoruz. Sen susuyorsun, ben susuyorum, ikimiz de bir şey söylemeyi bekliyoruz. Kimse başlamıyor. Niye başlamıyorsun be? Niye hep ben başlamak zorundayım?

Bir şey daha var, itiraf edeyim: bazen bitmesini istiyorum. Yalan söylemeyeceğim. Çünkü bu belirsizlik yoruyor beni, her akşam telefonu elime alıp bir mesajı yazıp silmek yoruyor. Sonra bir bakıyorum, hayır, bitmesin diyorum. Bitmesin işte. Çünkü sen hâlâ o el ele tutuştuğumuz günün adamısın benim için, hiç konuşmadan anlaştığımız o günün.

Az önce yine yazdım. 'Nasılsın' yazdım, sildim. 'Uyudun mu' yazdım, sildim. En son 'iyi geceler' yazdım... parmağım gönderde bekledi. Bekledi bekledi, sildim. Yine sildim. Belki yarın gönderirim. Belki.

8,9 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk sözü sen söyle.

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar