Yine kutuyu açtım.
Yine kutuyu açtım. Yine. Kaçıncı oldu bilmiyorum, saymayı bıraktım artık. Yüzük duruyor içinde, ben duruyorum karşısında, ikimiz de birbirimize bakıyoruz öylece. Sonra bir yerde ben gülmeye başlıyorum. Sen olsan gülerdin ya, garip bişi işte. 🙈
Aslında sana kırgınım sanıyorum. Hâlâ da öyleyim bazen, içimden bişi geçiyor, sonra diyorum ki ya kızım dur, sen de ona aynısını yaptın. İşte tam orada kafam karışıyor.
Ben sana değil, galiba kendime kızgınım be. 🥺 O kütüphanedeki masada otururken kulaklığını hiç çıkarmazdın, ben de hep aynı yere otururdum. Galiba ben oradaki yalnızlığına âşık olmuşum. Bunu sana hiç söyleyemedim. Hâlâ da söyleyemiyorum, buraya yazıyorum işte.
Yüzüğü kutusuna geri koydum. Ama bişi diyeyim mi, kapağını kapattığımda çıkan o ses var ya… o ses gelince içim acıyor, sonra geçiyor, sonra yine acıyor.
Özür dilerim. Senden de, o masadaki kızdan da özür dilerim. İkimiz de kendimizi biraz kaybettik orada. 🤍
Giriş yap, bu yazıya puan ver.