Pencereden
Bugün ayın yirmi biri. O gün. Kızımı okula bıraktım, döndüm. Evin önünde bir araba durdu, kapı açıldı, o indi. Kızıma sarıldı, bana değil. Ben pencereden baktım. Her seferinde aynı şeyi yapıyorum, biliyor musun? Perdeyi aralıyorum, izliyorum. Dört yaşındaki çocuğum babasına koşuyor, ben buradan bakıyorum. Sanki ben yokum.
O günü hatırlıyorum. Düğüne üç ay vardı. Telefonda "ben hazır değilim" dedi. Sadece bu. Sonra kapattı. Ben de kapattım, ya işte... kapattım. Ne diyeceğimi bilemedim. Ağladım mı? Ağladım. Ama kızım o gün karnımdaydı, biliyor musun? Onun için sustum. Sustum ama içim hiç susmadı be.
Şimdi o ayda bir geliyor. Bir gün. Bir gün yetiyor mu? Bilmiyorum. Kızım gelince "anne baba bugün beni parka götürdü" diyor. Gülüyor. Ben de gülüyorum. 🙈 Ama içim... içim neyse işte.
Bir kere telefonda "keşke" dedi. Keşke... Ne keşke? Keşke kalsaydın mı? Keşke evlenseydik mi? Söylemedin. Ben de sormadım. Kapattım. Kapattım çünkü sormaya korktum. Neyse.
Kızım şimdi uyuyor. Ben burada oturuyorum. Yarın yine okula bırakacağım. Yine pencereden bakacağım. Belki bir gün... bilmiyorum. Ama kızım gülünce her şey geçiyor. Sonra yine geliyor. Yine geliyor işte. 😔
Giriş yap, bu yazıya puan ver.