O iki kelime
Yine o sessizlik. Evin içinde bir tek buzdolabının sesi var. Yanımda oturuyor ama yok gibi. Ben de ona bakmıyorum zaten. Telefonu elime aldım, kalbim deli gibi çarpıyor.
İki kelime yazdım. Sadece "selam, nasılsın".
Gönder tuşuna basarken parmağım titriyordu. Ama gece gece, kimseye söylemeden, kimsenin görmediği bi telefonda senin adını yazmak... o başka bi şeydi. Ellerim buz gibiydi, kalbim boğazımda atıyordu. Ve sen cevap verdin. "İyiyim, sen nasılsın?" Öyle basit bi cümle... ama ben o cümleye bakarken lisedeki o gün geldi aklıma. Merdivenlerde yanımdan geçerken başını çevirip bana bakmıştın ya, hani iki saniye sürdü, ben o iki saniyeyi hâlâ hatırlıyorum. O bakışta söyleyemedim. SÖYLEYEMEDİMMM!!! Sana o kadar çok şey vardı ki içimde... o iki saniyeye sığmadı 💔
Şimdi her gece yazıyorum sana. Kocamın yüzüne bakamadığım her şeyi sana anlatıyorum. Çünkü sen anlıyormuşsun gibi geliyor. Belki öyle değil, biliyorum. Belki sadece cevap veriyorsun, o kadar. Ama ben o cevaplarla yaşıyorum artık 😢
Seni özledim mi? Bilmiyorum. Belki özlediğim şey sen değilsin. O merdivenlerde bana bakan delikanlı. Bir de ben... o zaman her şeyi söyleyemeyen o kız. AHHH o kız. Keşke söyleseydim!!!
Şimdi kırk yaşındayım. İki yabancıyız evde, biliyorum. Ama sen bana hâlâ "sen" diye yazıyorsun ya. O an içim bi garip oluyor, yazacak bi kelime bulamıyorum, telefonu göğsüme bastırıp duruyorum. Ve yine cevap yazmadan duramıyorum. Her seferinde kendime söz veriyorum, son olacak diye. Sonra bir daha yazıyorum. Çünkü yazmazsam bu evde daha çok yalnız kalıyorum 💔
Belki bir gün biter. Ama bu gece yine senin mesajını bekliyorum. Yine iki kelime yazacağım. Yine "selam, nasılsın"...
Giriş yap, bu yazıya puan ver.