Hâlâ O Gece
Sevgili sen,
Bunu yazıyorum çünkü artık tutamıyorum. Yıllardır içimde büyüttüğüm o cümleyi bir yere bırakmam lazım, yoksa beni burada boğacak.
Doğum günüydü. Hatırlıyor musun? Bütün gece yan yana oturduk ve tek kelime edemedik. Herkes eğlenirken, müzik gürültüsünde, biz sadece bakıştık. Sen gülümsüyordun, ben gülümsüyordum, ikimiz de aptal gibi. O gece eve döndüğümde kalbim göğsümden çıkacak gibiydi. Keşke tek bir kelime etseydin. Keşke ben etseydim…
Sonra aylarca mesajlaştık. Sabaha kadar konuştuğumuz geceleri unutamıyorum. O mesajları, o cümlelerin arasındaki boşlukları. Her yazdığında bir adım daha yaklaştığımı sanıyordum. SEN DE ÖYLE HİSSEDİYORDUN, BİLİYORUM, HİSSEDİYORDUN!! Neden o zaman hiçbir şey demedin?! Neden ben diyemedim?! NEDEN!!
Bir gün nişanlandığını duydum. Başkasıyla. O an içimde bir şey kırıldı, o kadar. Tek kelime etmedim. Sustum. Sadece sustum. Oysa içimden bağırıyordum. Seni seviyorum diye bağırıyordum, duymadın mı? Duy diye bağırdım, hiç duymadın.
Yıllar geçti. Ben hâlâ o geceyi düşünüyorum. Hâlâ o son mesajı okuyorum bazen. “Yarın görüşür müyüz?” yazmıştın, ben “Belki” demiştim. Belki. Ne kadar aptal bir kelime. Belki demişim, sanki bir gün daha varmış gibi. Sanki o gece hiç bitmeyecekmiş gibi. Aptallık bu, biliyorum, ama bırakamıyorum işte. Seni seviyorum, hâlâ seviyorum, o geceyi hâlâ kalbimde taşıyorum.
Beni affet. Ya da affetme, fark etmez artık. Sadece bilmeni istedim. O cümleyi söyleyemedim ya, şimdi söylüyorum: seni ilk gördüğüm geceden beri seviyorum. Ve galiba hep seveceğim. 😔
Sen hiç bilmedin. Ben de sana hiç söyleyemedim.
Giriş yap, bu yazıya puan ver.