Aşk Defteri
Özlem yazıları

Özlem Ayrılık Mektup

Cebimdeki o fotoğraf

sevgiyle

· 2 dk okuma

Bu saatte uyuyamıyorum yine. Herkes uyudu, evin içi çok sessiz. Ben de oturdum, elimde telefon, sana yazıyorum işte. Yazacak bir yer arıyorum kendime, bir de seni koyacak bir yer.

Biliyor musun, bugün yine o fotoğrafa baktım. Cebimde taşıdığım o eski fotoğrafa. Hani şu servis durağında çektiğimiz, ikimizin de gülmeye çalışıp yapamadığı, biraz bulanık olan. Yıllar oldu, köşeleri yumuşadı artık, kat yerinden yıprandı. Her seferinde "atacağım" diyorum, sonra cüzdanımın en dibine geri koyuyorum. Ya işte, be... atamıyorum.

O sabahları düşünüyorum. Aynı servis, aynı koltuklar, aynı uyku sersemi suratlar. Sen her sabah aynı yerde inerdin, ben de. Önce sadece başımı sallardım, sonra bir "günaydın" oldu aramızda, sonra o günaydın uzadı, yürüyüşler uzadı. Farkında bile değildim, alışmışım sana. Alışmak ne tehlikeli şey. İnsan birini özlemeden önce alışıyor, sonra özlemeye başlıyor, sonra da... sonra da böyle kalıyor işte.

Şimdi kızıyorum sana. Hem de çok. Neden konuşmadın? Neden ben konuşmadım? İkimiz de biliyorduk o günlerin sayılı olduğunu, ikimiz de bir şey söylemedik. Sen taşınacaktın, ben başka bir yere gidecektim. Bir kavga etmedik bile. Sadece bir sabah... sen durakta yoktun. O kadar. Ne bir veda, ne bir söz. Sadece sessizlik. Ve o sessizlik hâlâ içimde, hâlâ orada duruyor.

Bazen kendime kızıyorum. Yıllar geçti, hâlâ seni seviyor olmama kızıyorum. Kimseyle o hissi yaşamadım bir daha. Birine sarıldığımda elim senin omzunu arıyor, yanımda biri yürürken adımları seninkine uysun diye bekliyorum. Olmuyor. Sonra dönüp yine o fotoğrafa bakıyorum. Yine aynı yerde, yine aynı bulanıklıkta.

Şimdi buraya yazıyorum, çünkü söyleyemediğim cümleler var. Sana son cümlelerimi söyleyemedim ya, işte onları. "Gitme" diyemedim. "Kal" diyemedim. "Ben seni seviyorum" diyemedim. Hep bir cesaret bekledim, hep bir yarın vardır sandım. Yarın olmadı. Sen gittin, ben kaldım.

Belki bir gün bu fotoğrafı atarım. Belki bir gün cebimde başka bir şey taşırım. Ama şimdi, bu gece, hâlâ orada. Hâlâ seninle. Hâlâ o sabahın içinde. Ve ben hâlâ, hiçbir zaman söyleyemediğim o cümleyi fısıldıyorum karanlığa: seni seviyorum. Aptal gibi. Hâlâ…

8,1 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

  1. O cüzdanın en dibine geri koyuşunu çok iyi bilirim. Ben de karıma her gece yazıyorum, göndermiyorum ya, işte... sesindeki yorgunluğu duymayayım diye. İnsan alışınca özlemesi de bir başka oluyor, doğru söylüyorsun 🫂

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar