Hâlâ o kapıyı duyuyorum
Yatağa uzandım ama uyku yok. Telefonu elime aldım, sonra bıraktım, sonra yine aldım. Ya ben ne yapıyorum böyle, bilmiyorum. Eski mesajlara girdim yine. Hani şu senin 'özledim' yazdığın mesajlar var ya… hepsi orada…
Yatağa uzandım ama uyku yok. Telefonu elime aldım, sonra bıraktım, sonra yine aldım. Ya ben ne yapıyorum böyle, bilmiyorum. Eski mesajlara girdim yine. Hani şu senin 'özledim' yazdığın mesajlar var ya… hepsi orada…
Bugün balkona çıktım, çayı koydum, karşıdaki damın üstünde bir kedi uyuyor. Öğleden sonra böyle işte, ne sıcak ne serin. Yine o ekran görüntüsü. Açtım, kapattım. Açtım, kapattım. Bir cümle daha yazsam değişir miydi…
Bu akşam yine denize indim. Hava kararmıştı, suyun sesi dışında bir şey yoktu. Telefonu evde bıraktım, bilerek. Bazen kafamı dağıtmak için değil, tam tersine, iyice içime dönmek için çıkıyorum. Dalgalar bana bir şey…
Bu saatte uyuyamıyorum yine. Herkes yattı, ev sessiz, benim içimdeki o cümle hâlâ orada duruyor. Hani şu bitiremediğim cümle. Gecenin bu vaktinde seni düşünmemek için kendime söz vermiştim, ama tutamadım işte 🙈 Telefonu…
sana yazıyorum çünkü başka türlü söyleyemiyorum. telefonda konuşsam sesim titrer, yüz yüze gelsek zaten hiçbir şey diyemem, biliyo'sun. kelimeleri yazınca en azından bir sıraya giriyolar. yazdıktan sonra da siliyorum…
Havalar serinlemeye başladı ya, hani akşam olunca insan bir üşür, bir de içi sızlar ya. Bugün öyle bir akşam işte. Kafamda hâlâ o düğün salonunun ışıkları, o kalabalık, bir de senin o köşede duruşun var. Geçen hafta…
Eski sevgilim… yine buradayım. Bu gece evdeyim, annem erkenden yattı, ben de kendime bir çay demledim ama soğumasını beklerken yine sana daldım işte. Yaz bitiyor ya, hani şu akşamüstü hafif serinlik gelir, insanın içi…
Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar