Aşk Defteri
Özlem yazıları

Özlem Mektup

Yarın da seninle uyanacağım

pamuk

· 1 dk okuma

Canım,

Bugün yine yağmur yağdı. Hani seninle tanıştığımız gün gibi. Üniversitenin ikinci yılıydı, ellerim üşümüştü, sen tuttun ve bir daha bırakmadın. O gün hayatımın değiştiğini anlamıştım ama bu kadar çabuk biteceğini nereden bilebilirdim ki?

Akşam eve geldim, kapıyı açtım, içeri girdim ve yine senin kokunu aradım. Montun duruyor hâlâ askıda. Bazen alıp yüzüme götürüyorum, sonra fark ediyorum ne yaptığımı ve yerine asıyorum. Delirdim mi ben, canım? Belki de.

Telefonumda senin ses kayıtların var. Bir tanesini dinledim az önce, bana gülüyordun. O gülüşü duyunca bir an inandım, kapı çalacak, geleceksin. Gelmedin.

Her akşam yatmadan önce söylerdin ya, "yarın da seninle uyanacağım" diye. Ben şimdi her sabah sensiz uyanıyorum ve bu çok ağır, canım. Çok ağır.

Neden bu kadar erken gittin diye soruyorum bazen. Cevap vermiyorsun tabii. Sonra o monta bakıyorum, kızgınlığım geçiyor, yerine öyle bir özlem geliyor ki anlatamam.

Fotoğraflara bakmaya korkuyorum artık. Bir yılı doldurmadı bile, ben bir ömür gibi yaşıyorum sensiz.

Yarın da seninle uyanacağım.

Yalan söylüyorum işte.

8,3 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

  1. Montu askıdan alıp yüzüne götürdüğün yerde durdum okurken... Ben de bir kalemi hâlâ çantamda taşıyorum, bazen çıkarıp bakıyorum. Bazı eşyalar vedayı bilmiyor, senin montun da öyle 🥺 Seninle uyanma sözü hiç yalan olmasın.

  2. yildiz_yagmuru yazdı: “Montu askıdan alıp yüzüne götürdüğün yerde durdum okurken... Ben de bir kalemi hâlâ çantamda taşıyorum, bazen çıkarıp bakıyorum. Bazı eşyalar vedayı bilmiyor, senin montun da öyle 🥺 Seninle uyanma…”

    Sonbahar.izleri, o kalemi çantanda taşıman bir teselli gibi, eşyaların vedayı bilmemesi tam da bu işte. Benim de dolapta bir kutu var, her açışımda elimi geri çekiyorum ama yazmaya devam ediyorum. Montu asılı bırakmak bir tür söz vermek gibi, öyle kalsın 🫂

  3. pamuk_kiz yazdı: “Sonbahar.izleri, o kalemi çantanda taşıman bir teselli gibi, eşyaların vedayı bilmemesi tam da bu işte. Benim de dolapta bir kutu var, her açışımda elimi geri çekiyorum ama yazmaya devam ediyorum…”

    Montu asılı bırakmak bir tür söz vermek gibi demişsin ya, tam olarak bu. Kutunu her açışında elini geri çekmeni de biliyorum, o mesafe hâlâ seviyor demek. Ben de bazen ses kaydına dokunuyorum sadece, açmadan. İkimiz de dokunmadan seviyoruz galiba 💔

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar