Yan yana
Sen yine uyudun. Nefesini dinliyorum. Şu an dünyada en sağlam bildiğim şey bu işte, yan odada çocukların derin nefesi, senin omzunun hafif kalkıp inmesi.
Kızmıyorum artık o akşamlara. Telefona gömülüp kaldığın, konuşmaya başladığımda beni duymadığın akşamlara. Kızıyordum, kızıyorum bazen hâlâ, geçen ay o günü unutunca içimden saydım durdum sana. Ama sonra yatağa girdin, sırtını döndün, ben de arkandan baktım ve kendime güldüm. Yıllardır aynı sırt. Aynı omuz. Ben o omuza kaç kere başımı koydum saymadım.
O ilk akşam yemeğinde yan yana düşmüştük ya hani. Masada bir sürü insan, ben bir tek senin tabağını görüyordum, farkında değildim o zaman. Seni beklerken anladım demiştim sana, hatırlar mısın, sen gülmüştün. Yıllar sonra hâlâ o akşamı düşünüyorum. Çayına iki şeker atışını görünce içim ısınıyor. İki. Hep iki. Ben o iki şekeri kaç sabahtır sayıyorum.
Bazen sana söyleyemediklerim kalıyor içimde. Söylesem ne olur, söylemesem ne olur. Ama şunu biliyorum, sabah uyandığımda yanımda senin nefesini duymak, dünyanın en sağlam şeyi. En sağlamı. Hiçbir şeye değişmem.
Yarın yine aynı kahvaltı, aynı çay, aynı iki şeker. Ben yine arkandan bakacağım. İyi ki varsın.
Giriş yap, bu yazıya puan ver.