Aşk Defteri
Özlem yazıları

Özlem Ayrılık

Sabah yedide uyandım, güneş daha perdeyi ısıtmamıştı.

sakar_kiz

· 1 dk okuma

Sabah yedide uyandım, güneş daha perdeyi ısıtmamıştı. Kahve koydum, sonra içmeden bıraktım. Evin içinde bir şeyler yapmam lazım, biliyorum. Koliler duruyor, ben de onların etrafında dönüyorum.

Dün akşam bir kutunun dibinden o fotoğraf çıktı. Hani şu ilk günlerde çektirdiğimiz, ikimiz de gülüyoruz, benim saçım dağılmış, senin gözlerin kapalı. Sekiz sene olmuş. Sekiz sene. Bir fotoğrafta iki kişi ne kadar genç görünüyor, insan bakınca anlıyor.

Sonra telefonu elime aldım, o şarkıyı açtım. Birlikte dinlediğimizi bilirsin. Hani her yaz başında, arabada, camlar açıkken... Neyse. Açtım işte. İki dakika sonra kapattım, sonra yine açtım. Aptal gibi.

Kızgınım sana, hâlâ. Son iki yılda her kavgamız aynı yere dönüp durdu, sen susuyordun, ben bağırıyordum, sonra ikimiz de yoruluyorduk. Belki de artık konuşmadığımız o şeyi özlüyoruz. Bilmiyorum.

Ama özlüyorum. Sabah uyanınca bir an yanımda olduğunu sanıyorum, sonra elime yastık geliyor. Kedi bile alışamadı, hâlâ kapıya bakıyor akşamları. Ona ne diyeceğimi bilmiyorum.

Keşke bir şey söyleseydim o gün. Keşke en son kavgamızda bağırmak yerine oturup konuşabilseydim. Bunu hiç kimseye söyleyemiyorum, biliyor musun? Anneme bile. O sorduğunda "iyiyim" diyorum, geçiyorum.

Şimdi bu yazıyı da birine değil, kendime yazıyorum galiba. Fotoğrafı kolinin içine geri koydum. Kapatmadım ama.

Kapatamıyorum.

8,9 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

  1. O fotoğrafı kolinin içine geri koyup kapatmamak... bende de var öyle bir kutu. Silinmiş bir fotoğraf var, bir de hiç söyleyemediklerim… Sabah uyanınca yanında sanmak hissini çok iyi biliyorum, sonra eline yastık geliyor ya 🥺

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar