O Kafede Yanından Geçerken
Seni geçenlerde bir kafede gördüm. Yanında eşin, çocuğun... Ben bir masada, elimde soğumuş çay. Kalkıp yanına gelsem ne derdim bilmiyorum, belki de hiçbir şey. Sadece başımı öne eğdim, sen görme diye. Ama sen zaten hiç bakmadın o tarafa. İşte tam orada kırıldı bir şey içimde, sessizce.
O kolyeyi hâlâ veremedim. Mektubumda sana söz vermiştim ya, hani şu ince, gümüş olanı. Kutusu hâlâ çekmecede, hiç açılmadı. Sen başka bir hayata yürürken ben o kutuyu yıllarca sakladım, sanki bir gün karşıma çıkacakmışsın gibi. Aptallık işte. Ama insan bazen aptallığına sarılıyor, bırakınca her şey bitecek sanıyor.
Kızmıyorum sana, inan. Sadece o mektupları açıp okuyorum bazen, senin el yazını görünce içim burkuluyor. Sen iyi misin, gerçekten iyi misin? Ben soramadım. Soramadım işte.
Giriş yap, bu yazıya puan ver.