Aşk Defteri
Aşk yazıları

Aşk Özlem Mektup

O gün ne gülmüştün

kuzey

· 2 dk okuma

Gece yine uyku tutmadı. Ekranı açıp kapatıp duruyorum. Sana yazacak bir şey bulamıyorum çünkü aklımdaki her cümle sana çıkıyor, her cümle seninle bitiyor. Buraya yazıyorum işte. Yüzüne söyleyemediklerimi. Rahatlıyorum sanıyorum ama yok, rahatlayınca daha çok aklıma geliyorsun. Bu nasıl iş anlamadım.

O gün ne gülmüştün ya sen... hani kafede oturuyorduk, bir şey söyledim, ne dediğimi bile hatırlamıyorum artık, ama sen bir güldün. Başını hafifçe öne eğdin, gözlerin kısıldı, sonra bana baktın. İşte o an. O an beynime kazındı resmen. Kaç gün oldu, hâlâ o gülüşü düşünüyorum. Eve gelince de düşündüm, yatağa yatınca da, şimdi burada da. O gün ne gülmüştün yaa, hâlâ aklımda 🥺

Aslında biliyor musun, ben seninle doğru düzgün konuşamıyordum bile. Arkadaş ortamında görüyordum seni, uzaktan. Bir merhaba diyecektim, diyemedim. Kaç kere ağzımı açtım, kelime boğazımda kaldı. Sonra birkaç hafta önce bir mesaj geldi. SEN yazdın. Telefonu görünce elim titredi, yemin ederim titredi. Ne yazacağımı bilemedim, bir saat düşündüm, iki kelime yazdım. Sen güldün belki o halime, bilmiyorum. Ama o mesaj. O mesaj her şeyi değiştirdi benim için.

Sonra buluşmaya karar verdik. O gün... o gün ne gülmüştün. Ben hiçbir şey söyleyemedim ama sen konuştun, anlattın, ben dinledim. Dinlerken kendimi bir şey sanır gibi oldum, sonra hemen utandım. Ama iyiydi. Çok iyiydi. EVE GİDERKEN HÂLÂ O ANI YAŞIYORDUM! Hâlâ da yaşıyorum. Her sabah telefonu alıyorum, belki bir şey yazmışsındır diye. Belki bir kelime, belki bir emoji. O kadar. O kadar bile yeter bana.

Her şarkıyı sana uyarlıyorum bu aralar, farkında mısın? Bilmiyorsun tabii. Yolda kulaklığımı takıyorum, bir şarkı çıkıyor, hemen seni düşünüyorum. Bir söz geçiyor, senin sesini duyuyorum içimde. Kendime kızıyorum sonra, bu kadar mı diyorum, bu kadar kolay mı? Ama değil işte. Kolay değil. Sana söylemek istediğim o kadar çok şey var ki, hepsini buraya döküyorum, sonra yine aklım sana gidiyor. Kısır döngü bu.

Bazı geceler kendime gülüyorum. Yirmi bir yaşındayım, koskoca adam oldum sayılır, ama sen bir şey yazınca hâlâ heyecandan ne yapacağımı şaşırıyorum 🙈 Yüzüne bakamıyorum, baksam da bir şey diyemiyorum. Ama biliyor musun, bu utangaçlığım hep senin yüzünden oldu. Bir gülüşünle beni allak bullak ediyorsun. Biraz sakin ol ya, biraz dur. Yok, durmuyorsun. Hep aklımdasın.

Sana bir şey söyleyeceğim. Yakında. Belki bir gün yine kafede otururken, sen gülerken. O an. Belki o an söylerim. Ama şimdi diyemiyorum. Şimdi sadece buraya yazabiliyorum. Sen o gülüşü hiç unutma, olur mu? Ben unutmadım. Ben seni de unutamıyorum zaten.

7,7 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

  1. O kafedeki gülüşü anlatışın… ben de yıllar sonra hâlâ birinin gülüşünü hatırlıyorum, ne dediğimi bile unuttuğum bir andan 🥺 O mesajı yazarken bir saat düşünmen çok tanıdık geldi, insan karşısındakini kaybetmekten korkunca her kelimesini tartıyor. O söyleyeceğin şeyi erteleme bence, ben çok erteleyip içimde kalanla kaldım 💔

  2. zonguldakli yazdı: “O kafedeki gülüşü anlatışın… ben de yıllar sonra hâlâ birinin gülüşünü hatırlıyorum, ne dediğimi bile unuttuğum bir andan 🥺 O mesajı yazarken bir saat düşünmen çok tanıdık geldi, insan karşısındakini…”

    Ertelemek... evet, tam da ondan korkuyorum ya. İçimde kalanla kalmak düşüncesi bile ürkütüyor beni 🥺 Ama bir yandan da o an gelsin istiyorum, yine o gülsün, ben söyleyeyim diye bekliyorum. Sen böyle yazınca daha çok cesaret geldi, sağ ol 🫂

  3. zonguldakli yazdı: “O kafedeki gülüşü anlatışın… ben de yıllar sonra hâlâ birinin gülüşünü hatırlıyorum, ne dediğimi bile unuttuğum bir andan 🥺 O mesajı yazarken bir saat düşünmen çok tanıdık geldi, insan karşısındakini…”

    Ben de çok erteledim, sonunda cevap bile yazamadım. İçimde kalan o iki kelime hâlâ duruyor 💔 Söyle sen, bekleme.

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar