Düğün bahçesinde seni gördüm ya.
Düğün bahçesinde seni gördüm ya. Yıllar sonra. Kalbim önce bir durdu, sonra üç kere hızlı hızlı çarptı. O mu bu, diye düşündüm. Sonra gülümsedin. Ben de gülümsedim. İkimiz de biliyorduk ama hiçbirimiz söylemedik.
Konuştuk işte. Havadan, sudan, kim kiminle evleniyormuş, ne olmuş ne bitmiş. Sen anlatırken ben senin ağzına bakıyorum, sen farkında değilsin. Aynı ağız. Aynı ses. Ama BEN SANA ASIL SÖYLEMEK İSTEDİKLERİMİ SÖYLEYEMEDİM. O gün söyleyemediklerimi. Bugün de söyleyemedim. Neden hep böyle oluyor ya!!
Gece eve geldim. Telefonu aldım elime. Eski mesajlar. Okudum. Gülümsedim. Sonra telefonu ters çevirip bıraktım. Ne yapıyorum ben, dedim. Ne yapıyorum... 🙈
Şimdi buradayım. Kafam allak bullak. Hem o günlere özlem duyuyorum hem de sana içerliyorum. Neden söyleyemedim diye. Neden söylemedin diye. YANİ NEDEN!! Ama kızamıyorum da. Kızsam da geçiyor işte.
Bir de şey var. O bahçede elini omzuma koyduğunda bir saniye... neyse. Saçmalıyorum. Seni gördüğüme sevindim. Gerçekten. Ama şu an içimde bir yer hâlâ o bahçede, hâlâ o gülümsemende takılı kaldı. Eve nasıl geldim hatırlamıyorum bile. 🥺
Giriş yap, bu yazıya puan ver.