çizik ekran
Yine o telefonu elime aldım. Ekranın ortasından bir çizik geçiyor, hatırlıyor musun, o gün sen sinirlenip masaya çarpmıştın. O çizik hiç geçmedi. Ben de hiç geçiremedim.
Mesajlara baktım, en baştan. İlk günlerdeki "iyi geceler"lerine. Ne kadar masumduk ya. Sanki hiç bitmeyecek gibiydi her şey. SEN DE ÖYLE SANIYORDUN, DEĞİL Mİ?? Yemin ederim öyle sanıyordun!!
Şimdi bu evde tek başıma oturuyorum. Hava soğudu, camı kapattım, çay demledim ama içemedim. Hep bir eksik var, biliyorsun. Sen olmayınca hiçbir şeyin tadı yok.
Sebebini bile söylemeden çekip gittin ya, o gün bugündür içimde bir taş var. Ama sonra o çizik ekranı görünce... kızamıyorum işte. Kızamıyorum. Özledim. Çok özledim. Sesini, o sabah uyandığımdaki yüzünü, "kalk hadi" deyişini.
Geçen gün nişan fotoğrafımıza denk geldim, galeride bir yerde kalmış. Silemedim. Sen de silemedin mi acaba? Aklına geliyor muyum bazen? Hiç mi? İnsan bir kere "iyi ki" dediği birini böyle silip atamaz, atamazsın sen de, hissediyorum.
Bu gece de böyle geçecek işte. Çizik ekran, soğumuş çay, bir de ben. Allah'ım, ne olur bir gün çık gel. Ya da çıkma. Bilmiyorum artık. Sadece... iyi olduğunu bilmek istiyorum bazen. O kadar. 🙊
Giriş yap, bu yazıya puan ver.