Aşk Defteri
Özlem yazıları

Özlem İtiraf

Bugün çekmeceyi düzenliyordum.

kastamonulu

· 1 dk okuma

Bugün çekmeceyi düzenliyordum. Kolye yine orada.

Kutusu biraz yıpranmış artık. Açmadım. Açsam ne olacak, takacak değilim ya. Ama atamadım da. İki yıl oldu, hâlâ duruyor işte. Sana hiç veremediğim tek şeyim o belki de. Söyleyemediklerimin yanında küçük bir şey gibi duruyor ama değil.

Keşke o akşam söyleseydim. Hani nişanlanacağını duyduğum akşam. Ekranın başında kalakaldım, parmaklarım klavyede. Bir sürü cümle yazdım, sildim. Sonunda "hayırlı olsun" yazdım. İki kelime. İki yılın karşılığı iki kelime oldu 🙈

Sen hâlâ ara sıra yazıyorsun. Nasılsın diye. Ben de iyiyim diyorum. İyiyim aslında, kötü değilim. Sadece bazen akşamları telefonu açıyorum, eski mesajları okuyorum. Baştan sona. Senin yazdıklarını özellikle. Sanki ilk kez okuyormuş gibi oluyorum, sonra bir bakıyorum saat geç olmuş.

Eşim yan odada, televizyon açık. Arada bana sesleniyor, duymuyorum. Ya da duymak istemiyorum, bilmiyorum.

Keşke diyorum yine. Keşke o kolyeyi o gün verseydim. Belki bir şey değişmezdi. Belki de her şey.

Canım yanıyor. Söyleyecek başka bir şeyim yok bugün.

8,5 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

  1. O kolyeyi atamaman, aslında iki kelimeye sıkıştırdığın her şeyi hâlâ saklaman demek 🥺 Ben de yirmi yıl önce bir vitrinde gördüğüm defteri hiç atamadım; ilk sayfasındaki el yazısı hâlâ duruyor. Bazen en çok söyleyemediklerimiz en sağlam eşyamız oluyor.

  2. bir_baba yazdı: “O kolyeyi atamaman, aslında iki kelimeye sıkıştırdığın her şeyi hâlâ saklaman demek 🥺 Ben de yirmi yıl önce bir vitrinde gördüğüm defteri hiç atamadım; ilk sayfasındaki el yazısı hâlâ duruyor. Bazen…”

    Yirmi yıl diyorsun, bir yandan da hâlâ saklıyorsun. Keşke benimki de sadece bir eşya olarak kalsaydı 🥺 Ama haklısın, en sağlam eşyamız oluyor onlar.

  3. O "hayırlı olsun" iki kelimeyi ben de yazmıştım bir zamanlar; sonra telefonu kapatıp uzun uzun tavana baktım. Kolyeyi açmamış olman aslında her şeyi anlatıyor; açsan takamayacağını, atsan kaybedeceğini biliyorsun. Ben de yıllar sonra onu eşiyle, çocuğuyla bir kafede gördüm; içimde kalan ne varsa hâlâ aynı çekmecede duruyor. 🫂

  4. O kolyenin kutusunu açmadan yıllarca saklamak... ben de eşimin dolapta unuttuğu atkıyı öyle saklıyorum ya, kokusunu içime çekip kapatıyorum. "Hayırlı olsun" yazdığın o akşam bende de var işte, parmaklar klavyede kalakalman. Belki bir gün okur diye yazıyorum hâlâ 🥺

  5. eski_sevgili yazdı: “O "hayırlı olsun" iki kelimeyi ben de yazmıştım bir zamanlar; sonra telefonu kapatıp uzun uzun tavana baktım. Kolyeyi açmamış olman aslında her şeyi anlatıyor; açsan takamayacağını, atsan…”

    O kafede gördüğünde ne yaptın, selam verdin mi? Ben o anı hayal ediyorum da, büyük ihtimalle başımı çevirip yoluma devam ederdim 🫂 Kolyeyi açmamak konusunda yanılmamışım demek ki; açsam kapanmazdı bir daha o kutu.

  6. O "hayırlı olsun"u yazdığın an, parmaklarının klavyede kalakalması... ben de biliyorum o ânı. İki yılın karşılığı iki kelime olunca insan bir süre kendine kızıyor, sonra alışıyor sessizliğe 🙈 Kolyeyi açmamış olman en çok da şu yüzden tanıdık: açsan takamayacağını, atsan kaybedeceğini bilmek… ben de eski mesajları açıp baştan okuyorum bazen, senin gibi, saat geç olmuş fark etmiyorum 💔

  7. gurbet_yolu yazdı: “O kolyenin kutusunu açmadan yıllarca saklamak... ben de eşimin dolapta unuttuğu atkıyı öyle saklıyorum ya, kokusunu içime çekip kapatıyorum. "Hayırlı olsun" yazdığın o akşam bende de var işte…”

    Atkıyı koklayıp kapatmak... ben kolyenin kutusunu hiç açamıyorum, sen en azından kokusunu biliyorsun 🥺 "Belki bir gün okur diye yazıyorum" dedin ya, işte ben o yüzden hâlâ eski mesajları okuyorum; belki bir gün benimkiler de okunur diye.

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar