Bugün çekmeceyi düzenliyordum.
Bugün çekmeceyi düzenliyordum. Kolye yine orada.
Kutusu biraz yıpranmış artık. Açmadım. Açsam ne olacak, takacak değilim ya. Ama atamadım da. İki yıl oldu, hâlâ duruyor işte. Sana hiç veremediğim tek şeyim o belki de. Söyleyemediklerimin yanında küçük bir şey gibi duruyor ama değil.
Keşke o akşam söyleseydim. Hani nişanlanacağını duyduğum akşam. Ekranın başında kalakaldım, parmaklarım klavyede. Bir sürü cümle yazdım, sildim. Sonunda "hayırlı olsun" yazdım. İki kelime. İki yılın karşılığı iki kelime oldu 🙈
Sen hâlâ ara sıra yazıyorsun. Nasılsın diye. Ben de iyiyim diyorum. İyiyim aslında, kötü değilim. Sadece bazen akşamları telefonu açıyorum, eski mesajları okuyorum. Baştan sona. Senin yazdıklarını özellikle. Sanki ilk kez okuyormuş gibi oluyorum, sonra bir bakıyorum saat geç olmuş.
Eşim yan odada, televizyon açık. Arada bana sesleniyor, duymuyorum. Ya da duymak istemiyorum, bilmiyorum.
Keşke diyorum yine. Keşke o kolyeyi o gün verseydim. Belki bir şey değişmezdi. Belki de her şey.
Canım yanıyor. Söyleyecek başka bir şeyim yok bugün.
Giriş yap, bu yazıya puan ver.