Bu gece düğüne gittim.
Bu gece düğüne gittim. Komşunun kızı evleniyordu, annem zaten günlerdir hazırlanıyordu, ben de gittim işte. Kalabalık, müzik, herkes birbirine sarılıyor. Ben ortada bir tabakla dolaştım durdum.
Bir ara gelinle damat piste çıktı, herkes alkışladı. Baktım, gülümsüyordum, sonra birden aklıma sen geldin. O gün davetiye gelmedi ya, hani. Hâlâ içimde bir yer var, oraya her dokunduğumda sızlıyor. Sana kızgın değilim artık, kızgın olmayı da denedim olmadı. Sadece... keşke diyorum. Keşke o akşam otobüs durağında yan yana beklerken sana bir şey söyleyebilseydim. Elimi tutmuştun, hatırlıyor musun, kimse konuşmadı.
O mesaj hâlâ duruyor. Silmedim. Bazen açıp okuyorum, sonra kapatıyorum. Yazdığım şey hâlâ doğru. Ama göndermek için çok geç olduğunu biliyorum. Sen artık başka bir hayattasın, ben de burada, düğün salonunun ortasında, elimde bir tabak, sana bakıyormuşum gibi.
Ben de bırakmak istiyorum. Ama insan birini unuturken bile onu düşünüyor işte. Ne tuhaf.
Neyse. Düğün güzeldi. Ben de eve döndüm, hâlâ uyuyamıyorum. Sen orada iyi misin bari?
Giriş yap, bu yazıya puan ver.