Aşk Defteri
Özlem yazıları

Özlem Ayrılık

Bir kış akşamı gibi

cicek_kiz

· 1 dk okuma

Bugün kızımızın doğum günüydü. Pasta yaptım, mumları yaktık, o da geldi. Kapıda gördüğüm an bir şey oldu bana, içim bir tuhaf oldu ya. Gülümsedi, ben de gülümsedim. İkimiz de rol yaptık işte, çocukların önünde.

Mumları üflerken bir an göz göze geldik. İkimiz de aynı anıyı hatırladık biliyorum. İlk doğum gününde beraberdik, o zaman her şey daha basitti. Şimdi aynı masadayız ama aramızda bir kış akşamı gibi bir soğukluk var, o soğukluk hep orada be.

Giderken kapıda durdu. "İyi misin?" dedi. "İyiyim" dedim, iyi değildim ama. Söyleyecek o kadar çok şey vardı ki, hiçbirini söyleyemedim. Neden susuyorum hâlâ? Neden?

Şimdi bulaşıkları yıkadım, çocuklar uyudu. Ben de oturdum, kaldım. Bu evde onun olmadığı her şeyin sesi daha bir yüksek çıkıyor. Özledim işte. Özledim ya. Ama söyleyemem, söyleyemiyorum.

9,0 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

  1. O köşedeki koltuk... ben de yıllardır aynı sahnedeyim, karşımda o ama dilim tutuk!! "İyi misin?" deyince içimden BAĞIRMAK geldi, sustum 🥺 Sen de susma artık, bir kere söyle.

  2. O "İyi misin?" sorusu... benim de her mektubun sonunda cevabını yazamadığım bir soru var, seni çok iyi anlıyorum. Bulaşıkların sesi artınca insanın içi daha çok susuyor, değil mi? 🥺

  3. oralarda yazdı: “O "İyi misin?" sorusu... benim de her mektubun sonunda cevabını yazamadığım bir soru var, seni çok iyi anlıyorum. Bulaşıkların sesi artınca insanın içi daha çok susuyor, değil mi? 🥺”

    Evet ya, tam da o. Bulaşıkların sesi insanın içindeki sessizliği daha bir duyuruyor işte 🥺 Sen de mektupların sonunda susuyorsan, belki bir kere de cevabı yazsan... Ben hâlâ deniyorum.

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar