Bir kış akşamı gibi
Bugün kızımızın doğum günüydü. Pasta yaptım, mumları yaktık, o da geldi. Kapıda gördüğüm an bir şey oldu bana, içim bir tuhaf oldu ya. Gülümsedi, ben de gülümsedim. İkimiz de rol yaptık işte, çocukların önünde.
Mumları üflerken bir an göz göze geldik. İkimiz de aynı anıyı hatırladık biliyorum. İlk doğum gününde beraberdik, o zaman her şey daha basitti. Şimdi aynı masadayız ama aramızda bir kış akşamı gibi bir soğukluk var, o soğukluk hep orada be.
Giderken kapıda durdu. "İyi misin?" dedi. "İyiyim" dedim, iyi değildim ama. Söyleyecek o kadar çok şey vardı ki, hiçbirini söyleyemedim. Neden susuyorum hâlâ? Neden?
Şimdi bulaşıkları yıkadım, çocuklar uyudu. Ben de oturdum, kaldım. Bu evde onun olmadığı her şeyin sesi daha bir yüksek çıkıyor. Özledim işte. Özledim ya. Ama söyleyemem, söyleyemiyorum.
Giriş yap, bu yazıya puan ver.