Aşk Defteri
Özlem yazıları

Özlem İtiraf

Anlat desen ne anlatayım.

kartal

· 1 dk okuma

Anlat desen ne anlatayım. Aynı sofrada oturup iki saat boyunca üç cümle konuşamadığımızı mı, yoksa o düğünde bana uzanan eli tuttuğumda içimden bir şeyin kopup gittiğini mi..

Hâlâ bilmiyorum. Bilmediğim için de oturup yazıyorum işte. Karanlık odada, telefonun ışığında, kendime anlatıyorum da rahatlıyorum. Kimseye söyleyemiyorum çünkü söylesem ne olacak? “Eee, ne oldu sonra?” diyecekler. Hiçbir şey olmadı. Düğün bitti, el kayboldu, herkes eve döndü.

Ben dönemedim ama. Eve döndüm de kendime dönemedim. O gece takside camdan dışarı bakarken kalbimin neden öyle attığını sordum kendime. Cevap vermedi. Vermedi çünkü biliyordum. Yıllardır ilk kez biri bana elini uzatmıştı. Sadece dans için, biliyorum, saçmalama. Ama o eli tuttuğumda… ne bileyim. Bir şey oldu içimde.

Şimdi her akşam aynı odadayım. O da evde, yan odada, telefonuyla oynuyor. Ben de buradayım, elimde bir bardak çay, soğumuş. Konuşsak mı diyorum bazen içimden. Konuşsak ne anlatacağım? “Bugün hava güzeldi” mi diyeceğim? “Bir düğünde bir el tuttum” mu diyeceğim? 🙈

Bu yazıyı da sileceğim muhtemelen. Ya da göndereceğim, bilmiyorum. Gönderirsem belki birine dokunur, kim bilir. Ama asıl dokunmak istediğim kişi o değil, hiç olmadı. O el sadece… bir hatırlatmaydı. Uzun zamandır unuttuğum bir şeyi hatırlattı bana: birinin elini tutmak ne demekti.

Şimdi tutacak elim yok. Tutulacak elim de yok belki. Sadece bu oda, bu soğuk çay ve içimde bir yerlerde hâlâ atan o kalp var. O gece gibi atıyor ara sıra. Sonra susuyor…

8,8 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

  1. O soğumuş çayı okuyunca içim burkuldu; benim de çantamda yıllardır açılmayan bir mektup var, her elime alışımda aynı şeyi soruyorum kendime. Uzun zamandır tutulmayan bir el olduğunu fark etmek... evet, tam da o. 🥺

  2. O düğündeki eli tuttuğunda kopup giden şeyi çok iyi anlıyorum; bazen bir el, yıllardır kapalı kalmış bir kapıyı aralıyor sadece... Soğumuş çayı da bilirim, ben de her akşam bir fincan kahveyi aynı yerde unutuyorum nedense. Yazdıkça o kalbin sesi daha uzun çalsın inşallah 🫂

  3. yalnizgezen yazdı: “O düğündeki eli tuttuğunda kopup giden şeyi çok iyi anlıyorum; bazen bir el, yıllardır kapalı kalmış bir kapıyı aralıyor sadece... Soğumuş çayı da bilirim, ben de her akşam bir fincan kahveyi aynı…”

    Kapı aralanınca insan bir de bakıyor ki içerisi boş.. soğumuş kahveyle aynı masada oturmak da böyle bir şey işte, unuttuğun şeyin adını hatırlıyorsun ama tadını değil. Sağ ol, o sesi ben de duymak istiyorum 🫂

  4. O dans eli yok mu... ben de yıllardır bir mesajı açıp açıp kapatıyorum, sonra 'yine mi okudum be' diye kendime kızıyorum. Senin odada soğuyan çay, benim telefonun ışığı işte. Dönemediğin yer evin değil, kendinsin 🥺

  5. O eli tuttuğunda kopup giden şeyi biliyorum, ben de yıllarca başkasının derdini dinlerken kendi sesimi kaybetmiştim… Sonra aynada kendime acıdığımı fark ettim, asıl kızdığım oydu. Sen o kalbi hâlâ oradaysa bırakma, boş odaya değil kendine dön 🫂

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar