Aşk Defteri
Özlem yazıları

Özlem Mektup

Akşam oldu yine.

renkli

· 2 dk okuma

Akşam oldu yine. Perdeyi kapatmadım, dışarıda hava hâlâ aydınlık. Yaz gelince günler uzuyor ya, ben de ne zamandır fark etmedim bunu. Bugün annemle oturduk, çay demledi. Bir ara bana baktı, "ne düşünüyorsun" dedi. "Hiç" dedim. İnsan ne diyecek ki.

Sen gideli kaç yıl oldu, saymadım. Yalan söylemeyeyim, bir ara saydım da unutturdum kendime. Ama şu kutu hâlâ aynı yerde duruyor, dolabın üstünde, kapağı biraz eğri. İçinde senin mektupların değil, benim yollamadıklarım var. En üstte de o son mektubun taslağı. Hani şu bir türlü bitmeyen. Kaç kere açtım, bir cümle yazdım, sildim, kapattım.

Bugün yine açtım. Oturdum, kalemi aldım. "Bu son mektubum" diye başladım, sonra sildim. Ne diye son olsun ki, zaten hiç göndermedim. Sen de hiç okumadın. Ben sana yazarken hep şey derdim, hani şu ilk mektupları hatırlıyor musun, kalın kalın gidenleri? Otobüste aklıma bir şey gelirdi, hemen eve gidince yazardım. Vitrinde bir kazak görürdüm, alamazdım, sana anlatırdım. "Alsana" derdin belki, yine de anlatırdım. Çünkü anlatınca sanki sen de orada oluyordun, yanımda, o vitrine bakıyordun.

Sonra mektuplarım seyreldi. Ben de fark ettim ama durduramadım. Senin cevapların gecikmeye başlamıştı ya, ben de beklemekten yorulmuştum. Bir gün hiç gelmedi. O gün ne yaptım hatırlıyor musun? Hatırlamıyorsun tabii. Ben kapıda bekledim. Postacı geçti, elinde yoktu. Akşam yine geçti, yoktu. Ertesi gün de. Sonra ben sana yazmayı bıraktım. Ama yazmayı bırakamadım. Anlatabiliyor muyum? Sana yazmayı bıraktım, kendime yazmaya başladım. Aynı cümleleri, haftalarca, tekrar tekrar. Yollamadım.

Şimdi dönüşünü beklemiyorum. Bunu artık biliyorum. Ama şu taslak var ya, şu yarım kalan... Bitmiyor işte. Ne zaman sonuna gelsem, elim duruyor. Sanki bitirirsem her şey gerçekten bitecekmiş gibi. Saçma, biliyorum. Bitmese ne olacak, göndermeyeceğim ki.

Bugün bir de ne oldu, biliyor musun? Dolabın üstünden indirirken kutunun kapağı açıldı. İçindekiler dağıldı. Hepsini tek tek topladım. Çoğu aynı cümlelerle başlıyor. "Sevgilim" diye. Sonra "canım". Sonra hiçbir şey. Bazıları sadece "sen" yazıyor, gerisi boş. Kendime güldüm. Yirmi dört yaşındayım ve hâlâ bir mektubu bitiremiyorum.

Neyse. Çayım soğudu. Kalkıp yenisini koyacağım. Belki bu akşam bitiririm, belki bitirmem. Ama artık kendime söz veriyorum, o taslağı bir daha "son" diye başlatmayacağım. Çünkü sen hiç okumadın.

Yine de... bir gün o kutuya bakıp güleceğim. Bugün değil belki. Ama bir gün.

8,5 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

  1. Kutunun kapağı eğri kalmış, benim de dolabın üstünde öyle bir kutu var, hâlâ açmaya korkarım kapağını. "Sana yazmayı bıraktım, kendime yazmaya başladım" dediğin yerde durup kaldım, o cümle çok tanıdık geldi 🥺

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar