Aşk Defteri
Özlem yazıları

Özlem İtiraf

Yine gece.

bulutum

· 3 dk okuma

Yine gece. Gündüz her şey o kadar normal ki… seninle o yoldan yürürken kolunun koluma değmesi, gülüşün, bir şey anlatırken elini havaya kaldırışın. Sonra gece oluyor, yatağa giriyorum ve beynim o sessizliği fırsat bilip başlıyor.

Bugün o yoldan yine geçtim. Tek başıma. Adımlarımı saydım, farkında olmadan. Otuz yedi. Sen yokken o yol ne kadar uzun, ne kadar sessiz. Bir ara durup arkama baktım, sanki birazdan koşarak yetişecekmişsin gibi. Yetişmedin. Tabii ki yetişmedin, bugün buluşacak değildik. Ama içimde bir yer hep bekliyor. Birinin yetişmesini bekliyor.

Sana bunu hiç söylemedim, belki yüzüne hiç söyleyemem de. Ama şu son günlerde her şeyin bu kadar iyi olması beni korkutuyor. Sen bir şey yapmıyorsun, yanlış anlama. Aksine. İlk defa biri beni olduğum gibi seviyor gibi geliyor. İlk defa kavga etmeden, hesap sormadan, kendimi kanıtlamaya çalışmadan yanında durabiliyorum. Ve bu… bu beni korkutuyor.

Çünkü ben böyle şeylere alışkın değilim. Ben hep terk edilmeyi öğrendim. Birinin bir gün gideceğini, o güzel sözlerin bir anda biteceğini öğrendim. Şimdi sen bana hiçbir sebep vermeden iyi davranınca beynim durmadan bir sebep arıyor. Bir çatlak, bir yalan, bir işaret. Bulamıyorum. Bulamadıkça daha çok korkuyorum.

BU SEFER DE ÖYLE Mİ OLACAK?! Hani böyle olur ya… her şey çok güzel gider, sonra bir gün bir mesaj gelir ve biter. Ya da hiç mesaj gelmez, daha kötüsü. Ben o günü bekliyorum sanki. Sen gülünce bir an durup düşünüyorum: bu gülüş bir gün bana son gülüşün olacak mı?

Eski fotoğrafları sildim. Hepsini. Bilmeni istemezdim belki ama sildim, gerçekten sildim. Telefonu elime alıp tek tek sildim, sonra bir daha baktım, hiçbir şey kalmamıştı. Ama kafamın içindekileri silemiyorum. Onlar orada duruyor. Bana fısıldıyorlar: bak, o da böyle başlamıştı. O da böyle sakin, böyle güzeldi. Sonra ne oldu? Sonra bitti. O gitti, ben kaldım. Şimdi seninle de aynı şey olacak diye ödüm kopuyor. Ama bu korku sana değil, bana ait. Bunu biliyorum ve yine de silemiyorum.

Geçen akşam sen yanımda oturmuş, bir şey anlatıyordun, ben yarısını duymadım. İçimden sayıyordum: bir, iki, üç… kaç gündür böyle güzel gidiyor. Ve içimde bir yer “çok uzadı” dedi. Her şey yolunda gidince rahatsız oluyorum. Sanki mutluluk bana göre değil, sanki bedenim bu sakinliği tanımıyor ve bir yerlerde bir felaket arıyor. Ben mutsuzluğa alışkınım. Onunla ne yapacağımı biliyorum. Şimdi mutluluk gelince ne yapacağımı bilemiyorum. Bu nankörlük mü? Hayır. Bu korku. Sadece korku.

Seni çok özledim bu arada. Saçmalıyorum biliyorum, dün gördüm seni. Ama özlüyorum işte. Yanındayken bile özlüyorum bazen, çünkü içimde bir yer hep senin gideceğine inanmış, hep hazırlıklı olmaya çalışıyor. Ne kadar yorucu bir şey biliyor musun bu? Hep tetikte olmak. Hep bir çanta hazır tutmak. Hep kapının sesini dinlemek.

Bu sefer de öyle mi olacak? Her gece soruyorum bunu kendime. Ve her gece bir cevap bulamıyorum. Sadece uyuyorum. Sabah uyanınca seni görüyorum, bir mesaj, bir gülüş, bir “günaydın” ve o an her şey susuyor. Ama akşam olunca yine başlıyor. Yine o ses. Yine o soru.

Belki de tek istediğim, bana bir kere olsun “gitmeyeceğim” demen. Ama bunu isteyemem, di mi? Çünkü söylenen sözler beni artık ikna etmiyor. Beni ikna edecek olan tek şey zaman. Ve ben zamanın da bir gün biteceğini biliyorum. İşte asıl sorun bu.

Neyse. Çok uzattım yine. Uyumam lazım. Yarın yine o yoldan geçeceğim, belki bu sefer yanımda olursun. Belki o zaman adımlarımı saymam. Belki o zaman arkama bakmam. Belki…

9,2 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

  1. Otuz yedi adımı ben de sayardım eminim, o sessizlik insanı saymaya mecbur bırakıyor… O mesajı düşününce ben de tam böyle oluyordum, her şey güzelken "çok uzadı" diyen o ses. Ama canım, güzel giden şey korkutuyorsa, en azından şimdi korkarken sen oradasın; eskiden yalnız değildin. 🥺

  2. yeniden_gul yazdı: “Otuz yedi adımı ben de sayardım eminim, o sessizlik insanı saymaya mecbur bırakıyor… O mesajı düşününce ben de tam böyle oluyordum, her şey güzelken "çok uzadı" diyen o ses. Ama canım, güzel giden…”

    Otuz yedi adımı sayarken aslında kendimi sayıyorum, onu değil… ve evet, en çok da o "çok uzadı" sesi korkutuyor beni, çünkü hiç bu kadar uzamamıştı 🥺 Ama söylediğin şey içime oturdu: korkarken bile artık yalnız değilim. Bunu unutmamaya çalışacağım.

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar