Oğlum uyudu.
Oğlum uyudu. Mutfakta çay demledim, tek başıma içiyorum. Anneler Günü bugün. Kimse sormadı, ben de kimseye söylemedim.
Sabah oğlum yatağa geldi, elinde kâğıttan bir şey. "Anne sana çiçek yaptım" dedi. Yapıştırıcı hâlâ parmaklarında. Sarıldım, kokladım, "harikasın" dedim. Sonra banyoya gidip ağladım. Neden biliyor musun? Çünkü o kâğıt çiçeği görünce bir an seni düşündüm. Sen olsaydın ne derdin, "bak ne güzel yapmış" derdin. Sesin kulağımda. Sonra sildim yüzümü, döndüm, gülümsedim. O gülümsemeyi oğlum için yaptım, inan.
Kızgınım sana hâlâ. Bugün özellikle. Herkesin kocası eşine bir şey almış, bir kahvaltı hazırlamış, bir mesaj atmış. Sen ne yaptın? Hiçbir şey. Aramadın. Oğluna bile "annene iyi bak" demedin. SABAH SABAH SİNİRLENDİM SANA!!! diye içimden bağırdım durdum, duymadın tabii.
Ama sonra... sonra yine o kafe geldi aklıma. Hani ilk oturduğumuz masa. Ben kahvemi devirmiştim, sen gülmüştün. O masadan bir çocuk çıktı. Bunu düşününce kızgınlığım geçiyor. Geçmese de kalbim yumuşuyor.
Neyse. Çay soğudu. Yarın yine sabah erken kalkacağım, kahvaltı hazırlayacağım, güçlü duracağım. Oğluma söz verdim.
🙈
Giriş yap, bu yazıya puan ver.