O fotoğraf yine açık önümde.
O fotoğraf yine açık önümde. İkimiz de gülüyoruz ya.. ama gözlerimiz başka yerde. Bunu ilk kez geçen hafta fark ettim, elimde çay bardağı, öyle oturuyordum. Kendi kendime güldüm sonra. Neden güldüm bilmiyorum.
Hani o gün kantinde yanıma oturmuştun ya, hani bana bir şey anlatıyordun, ben başımı sallıyordum sadece. Sen anlatırken ben içimden cümleleri kuruyordum. "Aslında ben de seni..." diye başlayan cümleler. Sonra sen bir yerde durdun, bana baktın, "dinliyor musun" dedin. Gülümsedim. "Dinliyorum" dedim. Dinliyordum da.. başka bir şey söylüyordum içimden.
O koridordan her gün geçtim, seni göreceğimi bilerek. Bilerek yani. Sabah derse giriyorum, sen karşıdan geliyorsun, ben telefonuma bakıyorum birden. Neden bakıyorum, ne arıyorum telefonda.. yok. Sen geçiyorsun, ben arkandan bir saniye bakıyorum, o kadar.
Bir kere az kaldı. Yanımda oturuyordun, kimse yoktu, sessizlik vardı. Ağzımı açtım. Açtım ve.. kapadım. Çayımı içtim. Sen ne düşündüğümü sordun, "hiç" dedim. Hiç.
Şimdi o fotoğrafa bakınca kendime kızıyorum. Bir kere bile söyleyemedim. Bir kere. Sonra geçiyor, yumuşuyorum, çünkü o gülümsemen.. değişmesin istiyordum. Ama şimdi.. şimdi içimde bir şey kaldı, söyleyemediğim. Hâlâ görüyorum seni bazen uzaktan. Kalbim hızlanıyor, sonra geçiyor. Geçiyor mu.. bilmiyorum. 🙈
Giriş yap, bu yazıya puan ver.