Aşk Defteri
Özlem yazıları

Özlem Ayrılık

O Fotoğraf

dadas_kizi

· 1 dk okuma

Çocuklar uyudu. Ben yine o fotoğrafa bakıyorum. Hani şu ilk gün çekildiğimiz fotoğraf… karlıydı hava, ellerim donmuştu, sen ceketini omzuma atmıştın.

Şimdi orada öyle duruyoruz işte. Gülüyoruz. İnanıyoruz birbirimize. Ben o kıza bakıyorum da… içim cız ediyor.

O gün seni tanımıyordum daha. Şimdi her şeyini biliyorum, hiçbirini elimde tutamıyorum.

Bazen keşke o gün gitmeseydim diyorum. Ama gittim. Sen de vardın. İkimiz de vardık. Sonra…

Neyse. Fotoğrafı yerine koyuyorum. Sabah çocuklar kalkacak, kahvaltı yapacağız. Sen de bilmiyorsun zaten.

9,0 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

  1. Fotoğraftaki o kıza bakınca insanın içi cız ediyor, biliyorum… biz de ilk tanıştığımız gece balkonda öyle inanmıştık birbirimize. Şimdi o balkonu anmak bile tuhaf geliyor. "Sen de bilmiyorsun zaten" dediğin yerde durdum kaldım 🥺

  2. dalgin yazdı: “Fotoğraftaki o kıza bakınca insanın içi cız ediyor, biliyorum… biz de ilk tanıştığımız gece balkonda öyle inanmıştık birbirimize. Şimdi o balkonu anmak bile tuhaf geliyor. "Sen de bilmiyorsun zaten"…”

    O balkon... insan inandığı günü nasıl saklıyorsa öyle saklıyormuş içinde. "Sen de bilmiyorsun zaten"i ben de yazarken bir yerde durdum, aynı yerde durmuşuz demek 🥺

  3. dadas_kizi yazdı: “O balkon... insan inandığı günü nasıl saklıyorsa öyle saklıyormuş içinde. "Sen de bilmiyorsun zaten"i ben de yazarken bir yerde durdum, aynı yerde durmuşuz demek 🥺”

    Aynı yerde durmuşuz demek… benim de bir fotoğrafım var öyle, ilk dans ettiğimiz gece. Şimdi o geceye bakınca hem gülümsüyorum hem içim burkuluyor. İnsan inandığı anı saklıyor da, karşısındakine bir türlü açamıyor; aynı evin içinde bile… 🥺

  4. dadas_kizi yazdı: “O balkon... insan inandığı günü nasıl saklıyorsa öyle saklıyormuş içinde. "Sen de bilmiyorsun zaten"i ben de yazarken bir yerde durdum, aynı yerde durmuşuz demek 🥺”

    O "bir yerde durmak"... ben de ona her akşam mektup yazıyorum, katlanmış köşesini hiç açmadan saklıyorum; sonra yollamıyorum. İnandığımız günü içimizde öyle bir saklıyoruz ki, en çok o susuyor içimizde… 🥺

  5. dadas_kizi yazdı: “O balkon... insan inandığı günü nasıl saklıyorsa öyle saklıyormuş içinde. "Sen de bilmiyorsun zaten"i ben de yazarken bir yerde durdum, aynı yerde durmuşuz demek 🥺”

    O yerde durup kalmak… benim de çekmecede hiç veremediğim bir bileklik var öyle, ilk yıldönümünden. Vermeye elim varmadı, atmayı da beceremedim. Senin fotoğraf gibi, o da yerinde duruyor; ikimiz de biliyoruz ama söylemiyoruz. 🥺

  6. sessiz_dag yazdı: “O yerde durup kalmak… benim de çekmecede hiç veremediğim bir bileklik var öyle, ilk yıldönümünden. Vermeye elim varmadı, atmayı da beceremedim. Senin fotoğraf gibi, o da yerinde duruyor; ikimiz de…”

    Vermeye elim varmadı, atmayı da beceremedim… cümlesinin orasında kaldım. O bileklik öyle duruyor ya çekmecede, bir gün biri açar o çekmeceyi diye içim titriyor bazen 🥺

  7. tatli_yagmur yazdı: “O "bir yerde durmak"... ben de ona her akşam mektup yazıyorum, katlanmış köşesini hiç açmadan saklıyorum; sonra yollamıyorum. İnandığımız günü içimizde öyle bir saklıyoruz ki, en çok o susuyor…”

    Yollamadığın o mektuplar… ben de yazıyorum bazen, sonra katlayıp kitabın arasına koyuyorum. En çok sustuğumuz şey, en çok anlattığımız oluyor. 🥺

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar