Aşk Defteri
Özlem yazıları

Özlem

Kaç "yakında" oldu be

yaz_kizi

· 1 dk okuma

Yine o mesaja baktım. Kaç kere okudum bilmiyorum. "Yakında geleceğim" yazmışsın. Yakında. Ne demek yakında ya? Bir hafta mı, bir ay mı, bir sene mi? Ben artık bu kelimeden nefret ediyorum, biliyor musun?

Canım, sen... of. Bak yine başladım. Sana kızmak istemiyorum ama kızıyorum işte. Her seferinde bir tarih veriyorsun, ben o tarihe kadar gün sayıyorum. Takvime bakıyorum, içim kıpır kıpır. Sonra bir mesaj: "Biraz daha kaldı, yakında geleceğim." Biraz daha. Hep biraz daha. Ben bu "biraz daha"ların içinde eriyip gidiyorum farkında mısın?

Düğünde tanıştığımız gece aklıma geliyor. Hani hiç ayrılmamıştık ya. Sabaha kadar konuşmuştuk. O gece ben "işte bu" demiştim içimden, işte bu. Şimdi o geceyle bu akşam arasında dağlar var, denizler var, aylar var. Sen orada, ben burada. Telefonda sesini duyuyorum, bazen diyorum ki sesin bile yetmiyor artık. Sonra kızıyorum kendime, ne biçim konuşuyorum diye. Ama öyle be. İnsan tenini özlüyor, yanında oturup hiçbir şey demeden susmayı özlüyor.

Herkes soruyor. "Ne zaman geliyor artık?" Ben ne diyeyim? "Yakında" mı diyeyim ben de? Artık ben de senin cümlelerini kullanıyorum, farkında mısın? O kadar kanıksadım bu lafı.

Kırgınım, kızgınım da. Ama sonra fotoğrafa bakıyorum, gülüşünü görüyorum, bütün öfkem içimde sönüyor. Sönmesin aslında, sönsün istemiyorum. Çünkü öfkem sönünce yerine o boşluk kalıyor. O sessizlik. O "acaba"lar.

Bu sefer gerçek bir tarih ver. Gün ver, ay ver. "Yakında" deme bana bir daha. Duymak istemiyorum artık. Çünkü ben seni bekliyorum, takvimi değil.

9,4 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk sözü sen söyle.

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar