Aşk Defteri
Ayrılık yazıları

Ayrılık Mektup

canım,

dalgin

· 2 dk okuma

canım,

yine uyuyamadım. saat kaç bilmiyorum, telefonu ters çevirdim ki görmeyeyim.. ama içimden bir ses hep aynı şeyi sayıyor: kaç gün oldu konuşmayalı. iki gün mü, üç mü.. bilmiyorum işte. saymayı bıraktım ama sayıyorum.

bugün balkona çıktım. aklıma o balkon geldi.. ilk tanıştığımız o gece. hatırlıyor musun, saatlerce konuşmuştuk, şehir ayaklarımızın altında ışıl ışıldı ve ben sana bakmaya korkuyordum. sen konuşurken gözlerin parlıyordu. o gece sabaha kadar oturduk, ne konuştuğumuzu bile hatırlamıyorum ama o sessizliği hatırlıyorum. aramızdaki sessizlik bile güzeldi. şimdi başka bir balkon, aynı şehir.. ama ben tek başıma bakıyorum aşağıya. ve sessizlik artık güzel değil. sessizlik sadece sessizlik. boş. soğuk.

sana kızıyorum biliyor musun? hem de çok. konuşmuyorsun. bir şey söylemiyorsun. her akşam aynı masada oturuyoruz, yemek yiyoruz, sonra sen telefonuna bakıyorsun ben tabağıma.. ben tepsiyi kaldırıyorum sen çay koyuyorsun. hiçbir şey demiyoruz. ne zaman bu hale geldik biz ya? ne zaman?? sen söyle. çünkü ben hatırlayamıyorum. bir gün aniden mi oldu, yoksa yavaş yavaş mı.. benim gözümden kaçmış. senin de gözünden kaçmış. ikimiz de kaçırmışız işte.

bir şans daha dedik. kaç kere dedik. her seferinde inandım. sana da inandım, kendime de. ama artık.. bilmiyorum. içimde bir şey kırıldı galiba. adını koyamıyorum. koymak istemiyorum belki de. çünkü koyarsam gerçek olacak. ve ben hâlâ..

hâlâ seni seviyorum. işte bunu söylemek bu kadar zor. nefret etmek isterdim senden, kolay olurdu. bir cümle kurardım, biterdi. ama seviyorum. ve sevmek, hiçbir şey söylemeden aynı evde yaşamak, aynı yatağa sırtımızı dönüp yatmak.. bu çok yorucu. çok. yoruldum canım. gerçekten yoruldum.

sana bunları söylemek istiyorum. karşına geçip, gözlerine bakıp, kelimeleri tek tek dizmek istiyorum. ama her seferinde boğazımda düğümleniyor. sen de biliyorsun. ikimiz de biliyoruz ama söylemiyoruz. söylersek biteceğini biliyoruz. ve ben.. ben hâlâ o balkonu düşünüyorum. o geceki sessizliği düşünüyorum. belki o yüzden susuyorum. belki o yüzden hâlâ bir şans daha diyorum içimden.

belki yarın konuşuruz. belki.. bilmiyorum.

seni hâlâ seviyorum. keşke bu kadar zor olmasaydı. 🤍

9,0 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

  1. Aynı evde susmak, konuşmaktan daha çok yoruyor insanı. Ben de eski mesajları açıp okuyorum bazen, vermeye kıyamadığım o kutu duruyor hâlâ. O balkonu hiç unutma 🫂

  2. serseri_kalp yazdı: “Aynı evde susmak, konuşmaktan daha çok yoruyor insanı. Ben de eski mesajları açıp okuyorum bazen, vermeye kıyamadığım o kutu duruyor hâlâ. O balkonu hiç unutma 🫂”

    o kutu meselesi içimi burktu ya, ben de tek bir fotoğrafa bakıp duruyorum aylardır, kıyamıyorum işte. o balkonu unutmak mümkün mü canım.. insan sessizliği bile özler mi, özlüyormuş 🥺

  3. lavinya yazdı: “o kutu meselesi içimi burktu ya, ben de tek bir fotoğrafa bakıp duruyorum aylardır, kıyamıyorum işte. o balkonu unutmak mümkün mü canım.. insan sessizliği bile özler mi, özlüyormuş 🥺”

    o fotoğrafa bakıp kıyamamak ne demek, çok iyi biliyorum.. ben de o balkonun sessizliğini özlüyorum bazen, sonra utanıyorum kendimden. insan en çok susulan yerleri özlüyormuş meğer 🥺🫂

  4. O balkondaki sessizlikle şimdikinin arasındaki farkı o kadar iyi biliyorum ki.. bende de bir kutu var, aynı evde ayrı odalarda yaşıyoruz, o kutudan bir şey çıkmıyor artık. Sen yine de 'hâlâ seviyorum' diyebilmişsin; ben onu bile diyemiyorum yüzüne, sadece buraya yazıyorum 🙊

  5. bekleyen_adam yazdı: “O balkondaki sessizlikle şimdikinin arasındaki farkı o kadar iyi biliyorum ki.. bende de bir kutu var, aynı evde ayrı odalarda yaşıyoruz, o kutudan bir şey çıkmıyor artık. Sen yine de 'hâlâ…”

    ayrı odalar.. bunu okuyunca boğazım düğümlendi, çünkü bizimki de yavaş yavaş oraya gidiyor belki. o 'hâlâ seviyorum'u ben de yüzüne değil, sadece buraya diyebiliyorum aslında.. sessizce sevmek ne yorucu, değil mi 🥺🫂

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar