Bu Sefer Kendime Söylüyorum
Biliyor musun, bugün pazar. Pazar akşamları bende hep bir tuhaf olur, hani eskiden bu saatlerde ya otobüs terminaline giderdim ya da dönüş yoluna bakardım. Şimdi ne giden var ne gelen. Sadece ben, çayım ve pencereden görünen o gri gökyüzü. 🍂
Bugün fark ettim ki ben seni özlerken hep aynı yerde duruyorum. Hep o terminal, hep o son gün. Ama hayat devam ediyor, sen orada bir hayat kuruyorsun, ben burada bir hayat kurmaya çalışıyorum. İkimiz de yaşıyoruz işte. Ama... ben hâlâ o kapıda bekliyorum sanki. Sen çoktan gitmişken ben hâlâ el sallıyorum. 😞
Biliyor musun, geçen gün annem sordu. "O çocuk ne oldu?" dedi. Ne diyeceğimi bilemedim. "İşi çıktı, başka şehre gitti" dedim. Annem bana baktı, o bildiğin bakışla. Hiçbir şey demedi ama anladım. O bile anladı benim ne kadar kırgın olduğumu. Ben sana kızmıyorum artık. Ya da... kızmıyorum sanıyorum ama arada bir öfke gelip geçiyor içimden. Neden diyorum, neden bana bir kez olsun "ben de özlüyorum" demedin? Neden hep ben yazdım? Neden hep ben aradım? Sonra susuyorum. Çünkü cevabını bilmiyorum ve bilmediğim şeyle kavga etmek yoruyor beni.
Bazen kendime çok kızıyorum. Ben de söylemedim. Ben de "gitme" demedim. Ben de "gel artık" diye haykırmadım. Hep içimde tuttum, hep bir sonraki buluşmaya sakladım. Sonra bir baktım ki o buluşma hiç gelmemiş. Şimdi burada oturmuş, kendime söylüyorum: SEN DE KORKTUN KUZUM, SEN DE KAÇTIN, SEN DE SAKLANDIN!!! 🙈 Ama artık saklanmak istemiyorum. Yeter.
Bu akşam bir şey yaptım. O eski mesajları açtım, hepsini baştan sona okudum. Sonra telefonu bıraktım ve ilk kez kendime sordum: ben seni mi özlüyorum, yoksa o zamanlardaki kendimi mi? O heyecanlı kızı mı özlüyorum, her hafta bavul hazırlayan, otobüste uyuyakalan, seni görünce koşan o kızı mı? Ve galiba cevap beni biraz ürküttü. 🥺
Yanlış anlama. Seni özlüyorum, evet. Sesini, gülüşünü, o saçma şakalarını özlüyorum. Ama artık bir şeyi biliyorum: ben seni beklerken kendimi kaybetmişim. Şimdi kendimi geri toplamaya çalışıyorum. Yavaş yavaş, parça parça. Bugün ilk defa "gel artık" demek yerine "ben artık kendime geleyim" dedim. Garip, değil mi? Ama biliyor musun, bu cümle beni rahatlattı. Biraz. Sadece biraz. 🤍
Yine de aklımın bir köşesinde duruyorsun. Hep duracaksın galiba. Ama artık odamın ortasında değil, rafın en üstünde. Oraya da arada bir bakacağım, biliyorum. Ama bugün, şu an, çayımı içiyorum ve bu pazar akşamını kendime ayırıyorum. İlk defa. ☕
Giriş yap, bu yazıya puan ver.