Aşk Defteri
Aşk yazıları

Aşk Özlem Mektup

Bu akşam yine mutfaktaydın.

kara_kalem

· 2 dk okuma

Bu akşam yine mutfaktaydın. Çayı koydun, bardakları çıkardın, bana doğru döndüğünde gözlerin yorgundu ama gülümsedin. Ben de o an yine aynı şeyi düşündüm… bazı şeyler söylenmeden geçiyor.

Geçen hafta ensendeki o beyazı görünce boğazım düğümlendi demiştim ya. Hâlâ orada o düğüm. Her sabah yanında uyanıyorum, yirmi yıldır. Aynı yatakta, aynı kokuda, aynı seste. Ama sana ilk günkü gibi âşık olduğumu hiç söyleyebildim mi? Söyleyemedim. İki çocuk büyüttük, aynı sofrada sayısız yemek yedik, kavga ettik, barıştık, sustuk, yine konuştuk. Seni hâlâ görünce içimde bir yer kıpırdıyor, biliyor musun? O ilk gece gibi.

Hani o doğum gününde, kalabalığın ortasında sadece senin sesini duymuştum. Sabaha kadar hiç susmamıştık ya. Bazen hâlâ o geceyi düşünüyorum. Ne konuştuğumuzu tam hatırlamıyorum ama hissettiğim şeyi unutmadım. O gece kalabalık dağılmıştı sanki, bir tek sen kalmıştın karşımda. O gün bu gündür seninle uyanıyorum ve hâlâ aynı heyecan var. Ama söyleyemiyorum işte… söyleyemiyorum.

Bugün eve erken geldim, kapıda senin ayakkabılarını gördüm, içeri girdim, mutfaktan sesin geliyordu. Kendi kendime gülümsedim. Kırk üç yaşındayım ve hâlâ senin sesini duyunca kalbim hızlanıyor. Bu normal mi? Değil belki. Ama ben bunu bırakmak istemiyorum.

Akşam yemeğinden sonra sen bulaşıkları toplarken arkandan baktım. Ellerin hâlâ aynı, saçların toplu, ensen açık. O beyaz… işte o beyaz. İçimden dedim ki, söyle. Söyle artık. Ama sonra çayımı içtim, sustum. Bazı şeyler söylenmeden geçiyor. Ve ben artık bunu istemiyorum. Ama söyleyemiyorum da…

Belki bu satırları okumayacaksın. Okusan da belki güleceksin, “ne oldu sana” diyeceksin. Ama ben yine de yazıyorum. Çünkü sana ilk kez gerçekten bir mektup yazıyorum ve elim titriyor. Yirmi yıl sonra bile… hâlâ sen. Hâlâ o gece. Hâlâ o kalabalıkta bir tek senin sesin. Ve ben hâlâ sana âşık…

Seni seviyorum. Bunu her gün söylemek istiyorum. Yarın sabah uyandığımda, senin yanında, sana dönüp söyleyeceğim. İnşallah söyleyebilirim. Çünkü artık susmak istemiyorum.

Çayın demliydi bu akşam. Ellerine sağlık. 💙

8,5 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

  1. Söylenmeyenlerin en zoru, en yakınındakine söylenemeyen galiba. Ben de bir kış boyunca birine bir adım bile atamadım; senin yirmi yılın var en azından 🥺 Yarın sabah o cümleyi kur, tamam mı?

  2. Söylenemeyen şey bir yerde kalıyor ya, bir yerde duruyor. Bende de bir kitap var mesela, hediye edemedim, raflarda duruyor. Sen en azından yarın sabah diye bir şansın var. O kitabı ben ne yapacağım, be. Söyle, gerçekten söyle 💔

  3. nazli yazdı: “Söylenmeyenlerin en zoru, en yakınındakine söylenemeyen galiba. Ben de bir kış boyunca birine bir adım bile atamadım; senin yirmi yılın var en azından 🥺 Yarın sabah o cümleyi kur, tamam mı?”

    En yakınındakine söyleyememek başka bir şey gerçekten… 🥺 Senin o kışın da kolay değilmiş, bir adım atamamak da bir yük. Yarın sabah deneyeceğim, söz veremiyorum ama deneyeceğim..

  4. Söylenmeyenler mevzusu canımı yakıyor ya, çünkü benimki tam tersi: benimki zaten başkasının oldu. Senin yirmi yılın, yine de yanında uyanmakla geçiyor. O 'yine de deneyeceğim' deyişin var ya, ona tutun işte 🫂

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar