O fotoğrafı yine açtım.
O fotoğrafı yine açtım. Hani şu ilk gün çekindiğimiz, ikimizin de gülmeye çalıştığı ama beceremediği fotoğraf. İki yıl oldu ya. İki koca yıl.
O gün uzattığın kalem hâlâ çekmecemde. Bazen açıp bakıyorum. Sadece bir kalem işte. Ama benim için öyle değil. Sen de bunu hiç anlamadın zaten. Hiçbir şeyi anlamadın.
Ben sana hayallerimi anlatırdım. Heyecanla, gözlerim parlayarak. Sen sadece gülerdin. Gülerdin ve susardın. Bir kere olsun "ben de varım" demedin. Hep bir adım geride. Hep seyirci.
Kavga ederdik. Sen gülüp geçerdin, ben susardım. "Ya, işte yine aynı" derdim içimden. İçime atardım. Attıkça atardım. Şimdi içimde bir yumru var, yutkunamıyorum bile.
Bitirmek istiyorum. Gerçekten istiyorum. Ama her seferinde... belki düzelir be. Belki. Belki. Kaç tane belki biriktirdim saymadım.
Seni seviyorum. Nefret de ediyorum. Canım yanıyor ama sensizliği de düşünemiyorum. Ne yapayım, söyle. Sen olsan ne yapardın?
Kalem hâlâ çekmecede. Ben hâlâ buradayım. Sen neredesin, hiç bilmiyorum.
Giriş yap, bu yazıya puan ver.