Aşk Defteri
Özlem yazıları

Özlem Ayrılık

Kordon'da bu saatte

huzurlu

· 2 dk okuma

Sevgilim.

Cumartesi gecesi. Ben yine uyuyamadım. Yine telefon elimde. Yine aynı şeyi yapıyorum: yazıyorum, siliyorum, yazıyorum, siliyorum. Sonra hiç göndermiyorum. 🙈 Bu kaçıncı cumartesi be? Saymadım. Sayamıyorum artık.

Bugün Kordon'a gittim. Tek başıma. Her cumartesi oradaydık ya hani. Sen gülüyordun, ben sana kızıyordum "yavaş yürü" diye. Şimdi ben yavaş yürüdüm. Çok yavaş. Sanki sen yetişecekmişsin gibi. yetişmedin.

Bir çift gördüm. Kızın elinde beyaz güller vardı. Beyaz güller! Ya. İlk gün aklıma geldi. Elinde bir demet beyaz gül vardı ve o güller başkasına gidiyordu. Bana değil. Bana değildi ama bana kaldı işte. Kader mi bu? Nasip mi? Bilmiyorum. Ama o günü hatırladıkça hâlâ gülüyorum, sonra boğazım düğümleniyor.

Eve geldim. Düğün fotoğrafına baktım. Yine. O gün taktığım küpeleri açtım kutudan. Takmadım. Sadece baktım. Kutunun kapağını kapattım, sonra tekrar açtım. Saçmalıyorum, biliyorum. Ama elim durmuyor.

Ve o ses kaydı. "Geliyorum." Kaç kere dinledim bugün? Bilmiyorum. Yüz? İki yüz? Her seferinde aynı yerde duruyorum. O kelimede. "Geliyorum." Gelmedin sevgilim. Aylar oldu. GELMEDİN.

Öfkeliyim sana. Aramadığın geceler var, biliyorsun. Ben orada, telefon elimde, bekledim. Bekledim. Bekledim. Sonra kendime kızdım, çünkü ben de bazen aramadım. Bazen ben de yazmadım. Eşitiz mi şimdi? Hayır. Asıl kızgın olduğum şey bu değil. Asıl kızgın olduğum şey, hasretin bu kadar uzun sürmesi. Bu kadar uzun sürmemeliydi be.

Ama sonra... sonra yine yumuşuyorum. İşte böyleyim. İki dakika önce sana kızıyorum, iki dakika sonra "iyi ki varsın" diyorum içimden. Delirdim mi ben? Belki. Ama seni seviyorum. Seviyorum işte. Nefret ediyorum bu kadar özlemekten, ama seviyorum seni. İkisi aynı anda oluyor, inan.

Takvimde bugünü de işaretledim. Bir gün daha. Bir gün daha yaklaştın mı? Bilmiyorum. Ama içimde bir şey var, adı ne bilmiyorum, umut belki. Öfkemden ağır basıyor bazen. Bugün de bastı.

Gel artık. Yeter. Duyuyor musun beni? Gel. Kordon'da yürüyelim yine. Beyaz gül al bana bu sefer. Bana. Sadece bana. 🤍

Çabuk gel ama. 🙏

7,8 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

  1. Beyaz gülleri okuyunca boğazım düğümlendi. Ben de geçen kış elinde beyaz gül buketiyle bir kapıda kaldım, yetişemedim. Vapurda aynı banka her akşam dönüyorum, o da boş kalıyor. O "geliyorum" ses kaydını defalarca dinlemek... anlıyorum seni 🥺

  2. genc_ruh yazdı: “Beyaz gülleri okuyunca boğazım düğümlendi. Ben de geçen kış elinde beyaz gül buketiyle bir kapıda kaldım, yetişemedim. Vapurda aynı banka her akşam dönüyorum, o da boş kalıyor. O "geliyorum" ses…”

    senin vapur bankı benim sahil yürüyüşüm gibi işte. ben de bir yaz boyunca el ele yürüdüğüm yolda her akşam tek başıma yürüyorum, dönüp duruyorum aynı yere. "geliyorum" deyip gelmeyen o ses... onu silmeyi hiç beceremedim 🫂

  3. O "geliyorum" ses kaydı yok mu... ben de yıllar önce bir mektup taslağı sakladım, her cumartesi biraz daha eskiyor. Kordon'da yürüyüp beyaz gül alacak birini beklemek ne zor, bilirim. Ama o umut öfkeden ağır bastıkça insan yine yazıyor işte 🫂

  4. begonvil yazdı: “O "geliyorum" ses kaydı yok mu... ben de yıllar önce bir mektup taslağı sakladım, her cumartesi biraz daha eskiyor. Kordon'da yürüyüp beyaz gül alacak birini beklemek ne zor, bilirim. Ama o umut…”

    O mektup taslağı... yıllardır duruyorsa içinde bir şey var demektir be 🥺 Biliyorum çünkü ben de o ses kaydını silemiyorum, her seferinde "bu son" diyorum yine açıyorum. Umut öfkeden ağır bastıkça yazıyoruz işte, yazıyoruz.

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar