Aşk Defteri
Özlem yazıları

Özlem İtiraf

İlk Kış

sevimli_cadi

· 2 dk okuma

Bugün hava birden soğudu. Çocuklar üşümesin diye kaloriferi yaktım, sonra pencerenin önüne oturup dışarı baktım. Ayaz erken geldi bu yıl. Geçen sene bu zamanlar başkaydı her şey. Daha doğrusu ben başkaydım. Sen yanımdaydın diye değil, ben senin yanında olduğuma inanıyordum diye. Şimdi o inanç nerede, bilmiyorum. Kendimi kandırmışım diyorum bazen, sonra hemen toparlıyorum. Hayır, kandırmamıştım. Sen de inanmıştın. İkimiz de inanmıştık. Ama inanmak yetmiyor işte, bunu acı bir şekilde öğrendim.

Kızım akşam yemeğinde yine sordu. "Baba neden aramıyor?" Sesi öyle sakin, öyle masumdu ki içim parçalandı. "İşi var canım, yoğun, arar yakında" dedim. Yalan. Koca bir yalan. Oysa biliyorum, aramayacak. En azından eskisi gibi aramayacak. Oğlum hiçbir şey söylemedi, sadece tabağındaki yemeği itti. O daha küçük ama daha çok anlıyor sanki. Beni üzmemek için susuyor. Sekiz yaşında bir çocuk nasıl bu kadar incelikli olabilir ki? Ben ona güçlü durmayı öğretmeye çalışırken, o bana dayanmayı öğretiyor.

Herkes "erken evlenmişsin" demişti. Dinlemedim. Senin o gülüşüne, o rahat tavırlarına güvendim. "Ben bu adamla her şeye göğüs geririm" dedim. Göğüs gerdim de. Ama şimdi geriye ne kaldı? İki çocuk, bir sürü fatura, bir de şu telefonumdaki eski ses kaydı. O geceki ses. Hani şu kahkahayla karışık "seni seviyorum" deyişin. Kaç kere dinledim bilmiyorum. Bazen kendime kızıyorum, siliyorum diyorum, sonra vazgeçiyorum. Silmek, seni tamamen silmek gibi geliyor. Oysa sen çoktan silmişsin bizi, biliyorum.

Boşanma kâğıtlarını imzaladığım gün çocuklarla yeni eve taşındım. Kimseye ağlamadım. Annem bile "iyi misin" diye sorduğunda "iyiyim" dedim. İyiyim işte. Ama içimde bir yer var, hâlâ o günü sindirememiş. Her akşam çocuklar uyuduktan sonra o sesi açıyorum. Bazen sadece bir kere, bazen on kere. Sonra kapatıp yatağa giriyorum. Karanlıkta tavanı izliyorum. Uyku yok. Sabah yine kalkacağım, kahvaltı hazırlayacağım, saçlarını tarayacağım, okula göndereceğim. Güçlü olacağım. Onlara borçluyum.

Ama bu gece, tam da bu satırları yazarken, o sesi yine açtım. Gülüyorsun. İçim titriyor. Sonra kapatıyorum. Ve susuyorum.

Canlarım, iyi geceler. Siz uyuyun, ben nöbetteyim.

8,5 / 10

Giriş yap, bu yazıya puan ver.

Yorumlar

  1. Çocuğunun o sakin sorusu... ben de yıllardır söyleyemediğim bir cümleyi bir zarfa koyup duruyorum, her seferinde 'bunu yazmalı mıydım' diye soruyorum kendime. Sen o sesi silmeden durabiliyorsan, benim de zarfları yakmamam belki bir şey ifade ediyordur… 🥺

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.

Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar