Gece yine uyku tutmadı.
Gece yine uyku tutmadı. Annemlerdeyim, bayram kalabalığı dağıldı, ev sessizleşti. Bavulumun içinde duruyor hâlâ o davetiyelerden biri. Çıkardım, baktım…
Bakıyorum, hiçbir şey düşünemiyorum. Gözüm o yazıda ama aklım başka yerde. O salon geliyor gözümün önüne, hani şu bizim ev dediğimiz yer. Akşam olurdu, sen mutfakta olurdun. Ben salonda. Bir keresinde bulaşıkları diziyordun, ben de kapıda duruyordum. Suyun sesi vardı bir tek, bir de senin “dur, geçeyim” demen. O kadar. Konuşmazdık. Ama eskiden o sessizlik rahattı, içinde bir şey yoktu. Sonradan… sonradan o sessizliğin içi doldu. Ne olduğunu bilmiyorum, adını koyamıyorum, ama doldu.
Herkes sordu. “Neden?” Ne diyecektim? Kavga etmedik ki. Kimse kimseyi aldatmadı. Bir yalan, bir suç yok. Sadece seni tanıyamaz oldum. Bunu nasıl anlatırsın bir başkasına… anlatamadım işte 🙈
Ben seni hâlâ seviyorum. Yemin ederim seviyorum. Ama sen artık o adam değilsin… ya da ben o kadın değilim, bilmiyorum. Canım yanıyor. Hem de nasıl. Ama öyle bir yanıyor ki bağıramıyorum bile, sesim kısılıyor, cümleler ortasında kalıyor…
Bu davetiyeyi niye sakladığımı soranlara… bilmiyorum işte. Belki bir gün atarım. Belki yarın. Şimdilik burada, elimde duruyor. Sadece duruyor.
Giriş yap, bu yazıya puan ver.