Duymam Gereken Ses
Canlarım uyudu, ev o tanıdık sessizliğe büründü yine. Ben mutfak masasında, soğumuş çayın yanında oturuyorum, telefon elimde. Biliyorum, o kaydı yine açacağım. Her gece aynı şey. Her seferinde kendime söz veriyorum, bu akşam dinlemeyeceğim diye. Sonra parmağım yine o dosyaya gidiyor.
O geceki ses... adam gülerken ne kadar rahat, ne kadar bizimdi. O sesi duyunca onu değil, o gündeki hâlimizi duyuyorum. Beni güldüren, iki çocuğun kahkahasına karışan, mutfağımıza sığmayan o şeyi. Şimdi o sesi duydukça utanıyorum. Kocaman bir utanç bu, kendime olan. Neden hâlâ duruyor bu kayıt? Neden silmiyorum? Çünkü silemiyorum işte. Bu kadar basit. Ama basit olması kolay demek değil. 😔
Bugün büyük olan yine sordu. "Anne, babam niye bizi aramıyor artık?" Ne diyeceğimi bilemedim. Yüzüme o sahte ama güçlü gülümsemeyi taktım yine. "İşleri var, çok yoğun, o da özlüyor" dedim. Yalan. Çocuklarıma yalan söylüyorum. Ama ne diyeyim? Babanız başka bir hayat kurdu mu diyeyim? Babanız artık eskisi gibi değil mi? Söyleyemiyorum. Söylesem ne olur, söylemesem ne olur? İkisi de acıtıyor.
Sonra oturdum, o kaydı yine açtım. Dinliyorum, dinlerken kendime kızıyorum. SEN NE YAPIYORSUN? Neden hâlâ bunu içinde taşıyorsun? Bu adam artık o adam değil. Ses başka, adam başka. Ama ses... ses hâlâ o gün. Ben de o güne takılıp kalmışım, o kadar. Öfkeliyim. Hem ona, hem kendime. Sonra gülüş yükseliyor kulaklıkta, boğazım düğümleniyor. Nefret ediyorum bu zayıflığımdan. Ama seviyorum o sesi. 🥺
Bir gün o kaydı silersem her şey biter mi sanıyorum? Belki de bitmez. Belki asıl o zaman başlar. Bilmiyorum. Şu an bildiğim tek şey, yarın sabah yine o kahvaltı masasında güçlü anne olacağım. Tıpkı bugün gibi. Bu evde kimse ağlamayacak, buna izin vermeyeceğim. Kendime söz verdim bunu, bir kere daha.
Telefonu bırakıyorum. Yeter artık.
İyi geceler canlarım. 🌙
Giriş yap, bu yazıya puan ver.