Bugün düğün vardı, hani şu uzaktaki akrabanın.
Bugün düğün vardı, hani şu uzaktaki akrabanın. Herkes eşiyle, çoluğuyla çocuğuyla geldi. Ben tek başıma oturdum bir köşede. Kimse bir şey sormadı, sağ olsunlar, sormasınlar da zaten.
Müzik başlayınca gözlerim doldu. Neden biliyor musun.. çünkü biz de bir düğünde tanışmıştık. Sekiz yıl önce. Sen elini uzatmıştın, ben tutmuştum. Ne kadar kolaydı o gün her şey.
Şimdi elini tutamıyorum. Sesini duymak için akşamı bekliyorum. Kısa mesajlar yetmiyor artık. "İyiyim" yazıyorsun, ben o "iyiyim"in içinde ne var ne yok diye düşünüp duruyorum. Yemek yedin mi, üşüdün mü, orada bir başına mısın..
Kızmıyorum sana. Kızamıyorum. Sadece.. yoruldum. Gel artık.
Dönünce ilk işin ne biliyor musun? Askıdaki montunu giymek. Ben her sabah ona dokunuyorum, biliyorsun. Kokusu gitti ama olsun. Senin olduğunu biliyorum ya, yetiyor.
Giriş yap, bu yazıya puan ver.