Karşı Kıyıya, Akşamüstü
Saat on yedi otuz bir, poyraz yerini lodosa bıraktı; hava sıcak ve ağırlaşmış, deniz kurşuni bir maviye döndü. Ağustosun son pazarı, mahallede çocuk sesleriyle akşama karışıyor. Size yazmayı çoktandır bırakmıştım…
Etiket
Saat on yedi otuz bir, poyraz yerini lodosa bıraktı; hava sıcak ve ağırlaşmış, deniz kurşuni bir maviye döndü. Ağustosun son pazarı, mahallede çocuk sesleriyle akşama karışıyor. Size yazmayı çoktandır bırakmıştım…
Bu gece hava öyle sıcak ki, pencereyi açtım ama rüzgâr yok... Sadece limandan gelen o ıslak, tuzsuz bir sıcaklık var. Gökyüzü açık, ay yukarıda inatla duruyor. Saat bire çeyrek geçiyor, ben hâlâ uyuyamadım. Yurt sessiz…
23:35, deniz karanlık. Rüzgâr yok. Sıcak basıyor, pencereyi kapatamıyorum. Bu akşam sana yazamadım. Kalem elimde durdu. Aynı kalem, aynı defter, aynı masa. Ama kelimeler gelmedi. İlk kez değil ama yine tuhaf geldi…
Şu an 23.59, Sakarya'dayım. Yarın sabah erken çıkacağım, Mersin yükü. Ama daha yola çıkmadan yazayım dedim, yoksa dağın ortasında unuturum. Bu gece garaja indim, tırın kapısını açtım, içeriye bir baktım. Sonra kapattım…
Şu an saat 00.20, Bostanlı iskelesi civarı, son seferin dönüşü. Cam biraz açık, denizden gelen rüzgâr direksiyona vuruyor, ellerim tuz kokuyor. Bugün tam yirmi iki yıl oldu, ilk kez o küçük kasabanın iskelesinde seninle…
Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar