Sana, cevabı hiç gelmeyen
Sevgili günlük, Saat iki oldu, uyuyamadım. Yarın sabahın ilk danışanım saat onda, notlarımı hazırladım, çayımı içtim, yine de gözlerim tavana takılı kaldı. Belki de bu yazıyı sana değil, o kadar uzun zamandır içinde bir…
Etiket
Sevgili günlük, Saat iki oldu, uyuyamadım. Yarın sabahın ilk danışanım saat onda, notlarımı hazırladım, çayımı içtim, yine de gözlerim tavana takılı kaldı. Belki de bu yazıyı sana değil, o kadar uzun zamandır içinde bir…
Saat yediyi çeyrek geçiyor, 7 Ağustos sabahı, ben Boğaz'ın bu yakasından öteki yakaya dönen vapurdan izliyorum İstanbul'u; otuz yıldır bu saatlerde eve dönerim, üstümde başkalarının acısının kokusu, ellerimde alkolün…
Saat biri geçiyor, çay soğumuş masada. Camda İstanbul'un gece ışıkları titriyor; ben hâlâ uyanığım. Yedi yıl sonra ilk kez, bir ayrılığın yıldönümünü hesaplamadım. Takvimde bir gün işaretlemek yerine, sadece yaşadığımı…
sabah 07.01. Nöbetten yeni çıktım. Gözlerim yanıyor, ayaklarım taşıyor ama eve değil, sahile indim. Alışkanlık bu. Alışkanlıktan beter bir şey. Banka oturdum. Tahtası ısınmış bile, geceden beri kimler oturdu kim bilir…
Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar