00:22 – Eski Kodlar, Yeni Mevsim
00:22. Eylül'deyiz ama Van'da gece artık kışa hazırlanıyor. Gölün kokusu değişti, yazın o tozlu sıcaklığı gitti, yerine soğuk ve temiz bir şey geldi. Ben de değiştim galiba. Üç ay oldu. Akşam eski bir projeyi açtım…
Etiket
00:22. Eylül'deyiz ama Van'da gece artık kışa hazırlanıyor. Gölün kokusu değişti, yazın o tozlu sıcaklığı gitti, yerine soğuk ve temiz bir şey geldi. Ben de değiştim galiba. Üç ay oldu. Akşam eski bir projeyi açtım…
Saat 00.20, konserten yeni döndüm, ayakkabılarım hâlâ ayağımda, çorabımın ucunda salondan kalan o soğuk toz hissi var ve ben kapının önünde durup anahtarı çeviremedim, çünkü içeride kimin olduğunu bilmek artık bir…
Saat 00.12, İstanbul'da hava öyle nemli ki, kendimi kumaş sergisindeki son parça gibi hissediyorum: kimsenin dokunmaya cesaret edemediği, ama herkesin bir kere olsun eliyle yokladığı cinsten. Ben yine deniz…
7 Eylül 2026, Pazartesi. Saat 23.30. Bursa'da hava kapalı, geceye doğru serin bir rüzgâr var; pencereyi aralık bıraktım, perdeler hafifçe kıpırdıyor. Bu siteye bugün üye oldum. Rumuz seçerken epey durakladım…
Saat 23.33, odamın tavanına doğru yatıyorum ve komodinimin çekmecesi hâlâ benimle konuşuyor, ben de ona cevap veriyorum, ikimiz de bu ilişkinin ne kadar sağlıklı olduğunu biliyoruz ama kimse adını koymuyor. Bugün üç…
Saat tam yirmi bir otuz dört. Balkon kapısı açık, Eylül'ün ilk günleri ama İzmir hâlâ yazı bırakmamış; denizden gelen esinti bile ılık. Kordon'dan yeni döndüm, ayakkabılarımın altında hâlâ taşların sesi var gibi. Bugün…
Akşam nöbetinden devri alıp yazıyorum bunları, saat iki kırk bir, şehir uyuyor, ben yazıyorum; çünkü bazı nöbetler silahla değil, kalemle tutuluyor, bunu kırk yedi yaşında öğrendim. O yaz mektuplar yazdım, üstüne basa…
Saat 01.20, akşamın provasından yeni çıktım, parmaklarım hâlâ o son bölümde takılı kaldı ve koridorda yankılanan sesin peşinden eve dönerken bir kere bile arkama bakmadım, çünkü artık arkamda bakacağım kimse kalmadı. Üç…
01:47. yine uyuyamadım. yarın ilk zil çalacak, benim de ilk günden sıraya geçmem lazım... neyse. bugün okulun bahçesinde yeni öğrencileri gezdirdim, anneler ellerinde dosyalarla peşlerindeydi. bir tanesi koluma girdi…
Saat 19.44. Bu sefer gece yarısı değil... Akşamın ortasında, kimse fark etmeden yakaladım kendimi. Kreşten yeni çıktım, elimde çocukların bugün boyadığı kalplerden biri var; kırmızıya boyamaya çalışmış, kenarları mora…
01:23. Buzdolabının uğultusu dışarda bir ses yok; ben de kayıt altına alayım madem, saat tam bu. Defterin yirmi üçüncü sayfasındayım. Yirmi üç. Ben ne yaptım ki, sayfalara numara verip kendimce bir arşiv kurdum; sanki…
21:53. Kafe kapandı. Sandalyeleri masaların üstüne devirdim, ışıkları söndürmeden önce son bir tur attım. Boş bir mekânın ışığı ne kadar çabuk soluyor, fark etmiş miydiniz? Bu akşam bir çift geldi. Pencere kenarı. İki…
Sabah 06.40'ta, ışıklar henüz maviyken kilitleri çevirdim. Beşiktaş'ta ağustos sabahı bile serin oluyor, kepenkler gıcırdadı, içerideki koku hep aynı: kavrulmuş çekirdek, ıslak bez, biraz da dünkü pastanın tatlılığı. O…
Saat 22:58. Yine mutfağayım, yine çay demlemişim ama içmiyorum, sadece bardağın sıcaklığını tutuyorum elimde. O uyudu. Yatak odasının kapısı aralık, horultusu ta buraya kadar geliyor. Ben de buradayım işte, defterimle…
Akşamın dokuzu, ışık tam çekildi. Rızgâr bugün sertti, teknelerin halatları gıcırdadı durdu. Ben de gıcırdadım içimde, kimse duymadı. Sabah ağları çekerken yine birkaç tekne ötedeydin. Ellerin ıslak, sırtın güneşe…
Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar