Öncelik: Düşük
23 Ekim 2026, Cuma, saat 08:06. Kayıt altına alıyorum çünkü dün akşam olan şeyi sabaha kadar tekrar tekrar izledim kafamın içinde, her seferinde farklı bir versiyonunu montajlayıp en acımasızını seçtim, ve sanırım artık…
Etiket
23 Ekim 2026, Cuma, saat 08:06. Kayıt altına alıyorum çünkü dün akşam olan şeyi sabaha kadar tekrar tekrar izledim kafamın içinde, her seferinde farklı bir versiyonunu montajlayıp en acımasızını seçtim, ve sanırım artık…
Saat 02.17 ve yine seni düşünüyorum. Yarın sekiz buçukta üç dolgu, bir kanal tedavisi var; uyumam gerek. Ama uyku, bana reçete edilen bir ilaç gibi duruyor karşımda, alışkanlıkla yazıyorum, içmiyorum. Bugün çekmeceyi…
Öğle güneşi, Yivli Minare'nin gölgesi atölyemin eşiğine dayandığında, saat on ikiyi beş geçe, masamdaki makasın üstüne düşüyor, ben de bu ışığın içinde oturup sana yazıyorum, sana ki bu satırları hiçbir zaman…
13 Ekim 2026, Salı, 20.51. Ofisten yeni çıktım, masamdaki son dosyayı kapattım ama aklımdaki hesap kapanmıyor. Dört yıl önce bir Boğaz hattında, ikisi de ters yöne kaçarken çarpmıştık birbirimizi. Ben vapura, o karşı…
Sabah dokuz, camdan vuran ışık hafif gri. Cumartesi ofisi sessiz olur, ben yine de geldim; bahane üretmek bu stajın en iyi öğrendiğim dersi oldu çünkü. Arşiv odasını düşündüm yine, çatı katında, tozun ışıkta asılı…
Saat 22:36, hava o ikinci aradaki gibi; ne sıcak ne soğuk, tam ortada bir şey. Artvin'e eylül böyle giriyor işte, akşam üstleri bir serinlik kapıyor ortalığı, ben de camı aralık bıraktım. Şimdi dışarıdan bir kedinin…
00:39. Eczane kapandı, saatler önce. Ama ben hâlâ buradayım. Işıkların yarısı kapalı. Ateş ölçerlerin olduğu rafın önünde duruyorum. Elimde bir kutu yok, reçete yok. Sadece duruyorum. Sen reçeteni unutmuştun. Ben…
Akşamüstü beş buçukta, stüdyonun batı camı kızıla dönerken yazıyorum sana. Ağustos sıcağı duvarlarda duruyor, ben ise serinliği karanlık odada arıyorum. Bugün bir düğün çektim. Gelinin babası ona kolunu verirken…
Adagio — temposu yavaş, ama bırakması en zor olan bölüm. Temmuzun son gecesi, Trabzon'da yağmur yine sözünde durdu. Konservatuvar kapandı, hocalar gitti, ben sınıfta kaldım; pencereden Değirmendere'nin kokusu geliyor…
Sitemiz yalnızca çalışması için gerekli çerezleri kullanır. Ayrıntılar